Selamlar! Bugün sizi öyle bir kitapla geldim ki okurken "Gerçekten bunlar başımıza gelir mi?" düşüncesini aklınızdan atamayacaksınız.
Biliyorsunuz distopya; kitapta, filmde veya dizide beni her zaman en çok cezbeden tür olmuştur. Bu kitap da tam o tarzda ve okurken hem çok sevdim hem de inanılmaz ürktüm!
Peki nedir bu "Bellek Transferi"?
Öyle bir teknoloji düşünün ki; belleğinizi, anılarınızı ve hayallerinizi alıp başka birinin vücuduna transfer edebiliyorlar. Aslında yaşamaya devam ediyorsunuz ama başka bir bedende...Transfer edildiğiniz beden ise para için vücudunu kiraya vermiş oluyor.Hatta ölen bir yakınınızın zihni başka bir vücutta yanınızda kalabiliyor.
Ölümsüzlüğü bulmuşlar gibi, değil mi?
Ama bir sorun var: Zamanla transfer edildiğiniz vücudun anılarıyla sizinkiler karışıyor ve siz, artık "siz" olmaktan çıkıyorsunuz. Çok ürkütücü değil mi?
Başkahramanımız Cengiz Aras bir Akıl Dedektifi. Bu teknolojinin kötü emellere alet edildiği durumlarla savaşıyor ekibiyle birlikte. Eşi Eylül ise bu transferleri uygulayan bir psikolog.
Cengiz’e bir gün zorlu bir görev veriliyor: Bir suç örgütüne bellek transferiyle sızması gerekiyor. İstemeyerek de olsa kabul ettiği bu görev onu öyle bir çıkmaza sokuyor ki, kitabın sonunda "Ben ne okudum böyle?" diyorsunuz!