Tasavvuf tarihinin en etkili figürlerinden birini merkeze alan bu biyografik çalışma, bir menkıbe kitabı olmanın ötesine geçerek; bir kadının nasıl bir gönül sultanına dönüştüğünün tarihsel ve manevi haritasını çıkarıyor. Akademik titizlikle edebi samimiyetin harmanlandığı metin, Hüdâyi Hazretleri'nin sadece dini kimliğini değil, sosyal hayattaki ve devlet nezdindeki belirleyici rolünü de belgelerle ortaya koyuyor.
Fikir ve Eleştiri:
Bence kitabın en büyük başarısı, Aziz Mahmüd Hüdâyi’yi ulaşılmaz bir efsane gibi değil, nefis terbiyesinden ve dünya imtihanlarından geçen "insan" yönüyle anlatabilmesi. Özellikle Üsküdar’daki o meşhur ciğer satma hadisesindeki psikolojik kırılmaları okurken, yazarın konuya ne kadar hakim olduğunu hissediyorsun. Ancak şunu söylemeliyim; eğer tasavvufi terimlere çok aşina değilsen, bazı bölümler terminolojik yoğunluğu nedeniyle seni biraz yavaşlatabilir. Yine de, İstanbul’un manevi tapusunu elinde tutan isimlerden birini derinlemesine tanımak ve bir devrin ruhunu anlamak için alanındaki en nitelikli eserlerden biri. Maneviyatla yoğrulmuş gerçek bir hayat hikayesi arıyorsan, bu kitap beklentini tam manasıyla karşılayacaktır.