Gönderi

Puan vermedi·245 syf.··
2026 19. kitabı
Funda Ergenekon yazarımızın derlemesi ve düzenlemesi ile; ilk yolculuğuna 21 Kadın 21 Öykü ile başlayıp, her yıl bir yazar ekleyerek bugüne kadar gelen, 26 Kadın 26 Öykü ( kadın öyküleri) kitabı; 245 sayfadan oluşuyor. Her yolculuğun sonu vardır ama; kitabımızın sonunda bize bu yolculuğun artarak devam edeceği müjdesini vermiş sevgili Funda Ergenekon yazarımız. Aybüke Çolakoğlu / Özgürlüğün Kanat Sesleri; Aysun Eliş Gözütok / Kara Kurbağası Üzerine; Bengi Tuna / İnsan Bazen Gitmeli; Burçin Kaya / Durduğun İçin Yol Bitti; Canan Partigöç / Vuslat; Dilek Altay / Yolda Düştük; Dilek İşcen Akışık / Sesli Veda;: Dursaliye Şaban / Kaçak; Elif Yalçın / Anlamlı Kaçış; Esra Sungun / Doğum; Fatoş Ürken / İki Yolculuk Arasında; Figen Kubilay / Sonsuzluğa Yolculuğumuz; Funda Ergenekon / Yola Sığamayanlar; Gülsüm Öz / Zincirli Palas; Hatice Demir Kaya / Kubar K.; İlknur Aydın / Bir Yol Var, Yoldan İçeri; Nil Sakman / Bir Melek Olma Sanatı; Özlem Barlok / Beyaz Sabun Kokusu; Pelin Gezeryel / Tren Garında; Seda Zıvana / Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar; Sevim Yunus Habip / Rayların Altında Kalan Zaman; Tuğba İnceoğlu / Domatesler; Tülay Duygulu Pırlant / Mistik Yolculuk Mardin; Türkan Dalgıç / Beş Saat, Bir Kule; Yeşim Sultan Gönen / Bitmeyen Yolculuk; Zeliha Türkkan / Sevdiğim Kadar Sevilmediğim Gün Büyüdüm adlı öyküleri ile bu güzel yolculuğa katılmışlar. Çevremizde de görebileceğimiz, kendi başımıza da gelmiş olan, kendisi olmaya çalışan, her şeye rağmen ayakta kalmak isteyen, bazen başaran, bazen başaramayıp, acısını kendisinden çıkaran kadın öyküleri... "Kendine ait bir yolu olmayan kadın, başkalarının yollarında kaybolur." Virginia Wolf Yol, susarak öğrenilenlerin, konuşarak cesaret bulanların, geride bırakılanların ve henüz adlandırılmamış ihtimallerin izidir. Mevlana' nın dediği gibi; "aradığın seni arayandır." Hilal başından beri bu anlayışın dışarıya değil içeriye doğru yapılacak bir yolculuk olduğunu fark etmeye başladığında artık hayatının serüveninin ilk adımlarını da atmaya başlamıştı. Anlatacak bir hikayesi olan; ancak hikayesini anlatacak sesi, sözcükleri olmayan bir varlık belki de başkasının gözünden anlatılmak için düşmüştür yollara. Annesi hep "insan bazen gitmeli" derdi. O zamanlar bu cümle Ada' ya çok anlamsız gelirdi. Şimdi ise gecikmiş bir talimat gibiydi. Hayat, en çok da insanın kendisiyle oynadığı bir oyundu zaten. Yanlış hamleler, geri dönüşler, bekleyişler... Ama oyun bitmezdi. Sadece şekil değişirdi. Bu şehirde kimse kimsenin hikayesini merak etmiyordu. Ne nereden geldiğini soran vardı ne de neden kaldığını. Uzun zamandır ilk kez görünmez olmanın hafifliğini hissetti. Artık şunu biliyordu. Kalmak, her şeyi sevmek demek değildi. Kalmak, her şeyi anlamak da değildi. Kalmak, olanla kavga etmeden, olmayanı zorlamadan yürüyebilmekti. Geçmişin engelleri, yeni başlangıçlara giden kapılar olabilir diye düşünürken, " Her şeyin mümkün olduğu bir gün var!" diyerek çığlık atmaya başladı. Ve ne gariptir ki giderken bavuluna sığanlar, dönüşte ne hikmetse hep taşar... Cevabı bilinen sorular ne tuhaftır. Belki de kendini iyi hissettirme, oyalama taktiğidir ki bunu insanlar hala yapmaya devam ederler. Bir yudum sevgi için yaptığımız fedakarlıklar, vadedilmiş mutluluklar için yaşadığımız düş kırıklıkları, devre dışı, kayıt dışı kalmalar...
26 Kadın 26 ÖyküKolektif · Artshop Yayıncılık · 202615 okunma
·
114 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.