"Bana yalan söylediniz, ben sizin için çalıştım, siz sözünüzü tutmadınız, bana hiçbir şey öğretmediniz." Zengin baba sakinliğini bozmadan, "Sana hiçbir şey öğretmediğimi nereden biliyorsun?" diye sordu. "Beni karşınıza alıp kısacık bir süre olsun konuşmadınız, üç haftadır çalışıyorum, tek bir şey olsun öğretmediniz." derken suratımı iyice asmıştım. Zengin baba sordu: "Öğretmek için illa da konuşmak ya da nutuk çekmek mi gerekir?" "Evet, elbette." dedim. "Bu yöntemi okulda kullanırlar." dedi gülümseyerek. "Oysa hayat öyle öğretmez, şunu da belirteyim, hayat en iyi öğretmendir. Hayat seninle konuşmaz. Adamı oradan oraya sürükler, her sürüklediğinde bir şey söylüyordur: 'Silkin ve uyan, öğrenmen gereken bir şey var.' diyordur." "Bu adam neden söz ediyor?" diye geçirdim içimden. "Hayatın beni oradan oraya sürüklemesi benimle konuşması anlamına mı geliyor yani?"
Artık hiç kuşkum kalmamıştı, işi bırakmaktan başka çıkar yol yoktu. Kilit altına alınması gereken biriyle konuşuyordum. "Hayat derslerini öğrenirsen başarılı olursun. Yoksa hayat seni oradan oraya atmayı sürdürür. İnsanlar iki yoldan gider." Bazısı kendini hayatın akışına bırakır, diğerleri öfkelenir, ona dur der. Onlar patronuna dur der ya da işine, çocuklarına, eşine. Dur dediklerinin hayat olduğunu bilmezler.
Zengin Baba Yoksul BabaRobert T. Kiyosaki