Karanlığın İçindeki Tat - Kate Pearsall
#kitapyorumu
Herkese selammm!!
Yeni bir kitap yorumu ile geldim!!
Kitabımız Karanlığın İçindeki Tat. Kitap tür olarak gotik, fantastik, gizem, gerilim barındırıyor. Bunu duyduğum an ilk düşündüğüm şey BU KİTAP TAM BENLİK!! oldu. Ancak okuduğumda işler pek de öyle olmadığını gösterdi. Kitabımız bir kasabada geçiyor ayrıca onu da belirtmek isterim. Cole ile Linden birlikte büyümüşler ve sonra Cole’un kasabayı terk etmesi gerekmiş. Bundan öncesinde de Linden bir kayıp vakası yaşamış ve hiç zarar almadan geri dönmüş ancak hafızasını tamamen kaybetmiş. Bu da Cole ile Linden’ın aralarının bozulmasında bir etken olmuş. Kitabın başlarında Cole geri dönüyor ve Linden’ın ailesiyle birlikte çalıştığı, işlettiği, kafeye geliyor. Tabii kasaba kurgularından bilirsiniz bu karakterlerden kasabada kalan geri dönenle genelde pek yüz yüze gelmek istemez, korkar. Aynen öyle oluyor ve Linden ablasına masaya bakmak istemediğini kendisinin yerine onun bakmasını rica ediyor ancak zaten Linden bir süredir işle pek ilgilenmediğinden ablası karşı çıkıyor vs vs. Uzun zaman sonra ilk karşılaşmaları böyle oluyor. Cole kasabaya geldikten kısa süre sonra tıpkı Linden’ın kaybolduğu güne benzer bir günde kasabadan birisi daha kayboluyor. Tabii bu herkesi endişelendiriyor ve aramalara başlıyorlar. Derken daha kötü bir haberler kaybolan kişinin c-s-dini buluyorlar. Tabii bunun üzerine olay biraz daha ateşleniyor ve araştırmalar devam ediyor. İşin içine farklı olağanüstü durumlar da giriyor (bu artık spoi olabilir). Şimdi gelelim eleştirilere. Kitap en başta dediğim gibi gotik, fantastik, gizem, gerilim içeriyor. Gizem en baştan başlıyor ve gerilimle devam ediyor zaten sorun yok. Ancak fantastik ve gotik tarafı çok arka planda kalmıştı bence. Fantastik taraf şöyle Linden ve ailesinin kimsenin bilmediği kendilerine özgü özel güçleri var. Mesela Linden, insanların duygularının tadını alabiliyor. Yani birden Linden’dan “X kişisininde erik kabuğu tadı alıyorum.” gibi bir cümle duyabilirsiniz. Gotik ögeler de geçiyor kitapta ama daha gotik hissettiren kısım bence kitabın kasvetli havası. Ayrıca ven Stranger Things’e de benzettim. Konu bakımından pek benzemese de bana benzer hisleri verdi. Kitap 344 sayfa olmasına rağmen bana biraz uzatılmış geldi. Yani uzatılmış olmasından ziyade belki biraz daha hızlı ilerleyebilirdi. Çünkü kitabın sonu çok tatlı bitti bence. Biraz daha okumak isteyebilirdim… Emin değilim. Ayrıca kitaba bir maraton da çektim. Maraton saat 18.00’da yayında olacak!! Spoilersız bir şekilde anlık ve detaylı yorumumu oradan da ulaşabilirsiniz!!