Bir Çelişkinin Anatomisi: Balzac ve Ateist Ayini
Balzac okumak her zaman bir şehri, bir sokağı ya da bir insanı röntgen cihazına sokmak gibidir ama Ateist Ayini bende çok daha başka, çok daha sarsıcı bir iz bıraktı. Kitabı bitirdiğimde bir süre tavanı izledim; çünkü Balzac burada sadece bir hikaye anlatmıyor, resmen insan vicdanının o karanlık ve dolambaçlı dehlizlerinde fenerle dolaşıyor.
"Bir ateist neden ayin yaptırır?" sorusu kitabın merkezinde gibi görünse de, okudukça anlıyorsunuz ki asıl mesele inancın formu değil, vefanın büyüklüğüymüş. Cerrah Desplein karakterini izlerken şunu hissettim: İnsan, zihniyle reddettiği bir şeye, kalbiyle borçlu kalabiliyormuş. Desplein’in o soğuk, rasyonel ve neşter gibi keskin zekasının arkasında yatan o naif sadakat beni gerçekten duygulandırdı.
Beni En Çok Etkileyen O "Hissiyat":
Kitabın bir yerinde Desplein’in gizlice kiliseye girdiği o sahne var ya... İşte orada sanki Balzac kulağımıza şunu fısıldıyor: "Gerçek din, bir kurumun kuralları değil, bir insanın diğerine duyduğu minnet borcudur." O sahnede Desplein’in diz çöküşünde bir teslimiyetten ziyade, geçmişine, yoksulluğuna ve ona el uzatan o iyi kalpli su taşıyıcısına duyduğu devasa saygıyı görüyorsunuz. Bu kısım bana şunu hissettirdi: En sert mantık bile, sevgi ve vefa karşısında diz çökebiliyor.
Yazarcasına Bir Okuma Yaparsak:
Sanki Balzac burada sadece tıp dünyasını ya da Paris hayatını eleştirmiyor; sanki bize "İyilik, ideolojiden daha büyüktür" demek istiyor. Desplein gibi tanrı tanımaz bir adamın, bir başkasının inancına hürmeten ayin düzenlemesi, aslında insanlığın en saf halini temsil ediyor. Balzac, realizmin o soğuk yüzünü bir kenara bırakıp, ruhun şeffaf bir portresini çizmiş burada.
Neden Okumalısınız?
Eğer sayfalarca süren betimlemelerden ziyade, birkaç sayfada hayatın tüm çelişkisini önünüze seren metinleri seviyorsanız bu öykü tam size göre. 1000Kitap’taki dostlarıma şunu söyleyebilirim; bu kitap bittiğinde kendinizi "Benim Desplein gibi bir vefa borcum var mı?" diye sorarken bulacaksınız.
Kısacası; inançsızlığın içindeki en derin inancı, bir neşterin ucundaki merhameti okumak istiyorsanız Balzac’ın bu kısa ama devasa eserine şans verin. Kalbinize dokunan bir şeyler mutlaka bulacaksınız.