Puan vermedi·120 syf.··
2026 3. kitabı
Victor Hugo’nun bu eserini bitirdikten sonra insanın boğazında gerçekten tanımlanması zor, düğüm düğüm bir yumru kalıyor. 1000Kitap’ta binlerce inceleme vardır belki ama ben bu kitaba bir "edebiyat klasiği" olarak değil, bir insanın çaresizliğinin en yalın, en korunmasız hali olarak bakmak istiyorum. Volkan Yalçıntoklu’nun çevirisi de o kasvetli atmosferi, mahkûmun nefes alışverişindeki titremeyi öyle güzel vermiş ki, sanki hücrenin o nemli kokusu sayfaların arasından üzerime sindi. Ölümün Kendisinden Ziyade Bekleyişi Üzerine: Kitabı okurken beni en çok sarsan şey mahkûmun "ölüm"den ziyade, öleceği anın o matematiksel kesinliğine duyduğu dehşet oldu. Hugo burada kalemini bir neşter gibi kullanmış; bir insanın dakikalarını, saniyelerini sayarak ölüme yürümesini anlatırken aslında tüm toplumu ve adaleti sorguluyor. Okurken bazı yerlerde kitabı kapatıp derin bir nefes alma ihtiyacı hissettim. Çünkü yazar size şunu hissettiriyor: "Asıl mesele canın alınması değil, o canın ne zaman alınacağının bilinmesiyle ruhun parça parça yok edilmesidir." O Meşhur "Kızım" Sahnesi: Sanırım kitabın en can alıcı, en iç parçalayan yeri küçük kızıyla olan o karşılaşmaydı. Mahkûmun kendi öz kızının onu tanımaması, yabancı bir adam gibi bakması... İşte o an yazarın ne demek istediğini tam olarak anlıyorsunuz: Devlet bir adamı idam ettiğinde sadece bir bedeni yok etmiyor; bir babayı, bir anıyı, bir geleceği de yok ediyor. Orada sanki Hugo bağırıyor: "Bakın, burada ölen sadece bir suçlu değil, bir çocuğun dünyası!" O sahnedeki çaresizlik hissi bana hayatın ne kadar acımasız olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Toplumsal Bir Şamar: Sanki yazar burada sadece bir hikaye anlatmıyor, giyotin başında toplanan o kalabalığın "eğlence" arayışına bakarak hepimizin yüzüne sert bir şamar indiriyor. İdamı bir panayır gibi izleyen o kalabalığı okurken, insanlığın vahşete olan o karanlık meylinden ürperdim. Hugo'nun bu eseri bir kurgu değil, aslında bir merhamet manifestosu. Neden Okumalısınız? Eğer bir sistemin, bir yasanın ya da bir kalabalığın tek bir fert üzerindeki o ezici gücünü tüm çıplaklığıyla görmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Bittiğinde "Suç nedir? Adalet kimin içindir?" gibi sorular kafanızın içinde dönüp duracak. Bu kitap bir "son gün" anlatısı değil; aslında vicdanımızın ne kadar uyanık olduğunu test eden devasa bir ayna. Kapanışta mahkûmun o son haykırışını duyuyorsunuz sanki: "Merhamet!" Ama sayfalar biterken kalan tek şey, o derin ve buz gibi sessizlik oluyor.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
·
126 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.