8/10
·268 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 13:14
“Her hikâye biraz karanlıktan geçmek zorundadır…” Ahmet Mithat Efendi ~ Esrâr-ı Cinâyât 8/10 Türk edebiyatının ilk polisiye romanı olan Esrâr-ı Cinâyât, İstanbul Boğazı’nda Öreke Taşı’nda işlenen gizemli bir cinayetle başlıyor. Soruşturmayı yürüten Komiser Osman Sabri ve yardımcısı Necmi, olayın göründüğünden çok daha derin olduğunu fark ediyor; sahte kimlikler ve gizli ilişkiler yavaş yavaş ortaya çıkıyor.. ️ Merkezde ise etkileyici ama tehlikeli bir karakter var: Hediye Hanım. Zenginliği ve çevresiyle olayların akışını yönlendiren bu kadın, entrikaların tam ortasında durarak hikâyeyi daha da karmaşık hale getiriyor.. Ahmet Mithat Efendi, sadece bir cinayet değil; aynı zamanda dönemin İstanbul’unda adalet anlayışını, sınıf farklarını ve insanın çıkar uğruna nasıl değişebileceğini de anlatıyor.. “Âlemde tabiatı bakımından insana kendi canı kadar aziz olabilecek hiçbir şey yoktur.” (42) “Böyle âlemin başına belalar açmak için dünyada bulunan şirretlerin vücutları tümüyle ortadan kalkmalıdır ki âlem rahat yüzü görebilsin.” (168) “Hak meydana çıkınca batıl firar eder.” (240) Hakikat, çoğu zaman karanlığın içinden doğar .. Keyifli Okumalar .. . . .
Esrâr-ı CinâyâtAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,063 okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.