Puan vermedi·544 syf.··
2026 46. kitabı
Kaybetme Sanatı // Alice Zeniter Alice Zeniter’in Kaybetme Sanatı, 1950’lerden 2000’lere uzanan, Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın gölgesinde şekillenmiş üç kuşaklık sarsıcı bir aile destanıdır. Zeniter, romanında yalnızca bir ailenin hikâyesini anlatmakla kalmıyor; göçün, kimliksizliğin ve toplumsal hafızanın üzerimizdeki ağır yükünü ustalıkla masaya yatırıyor. Hikâye, dede Ali’den torun Naima’ya uzanan bir zaman tünelinde şekilleniyor. Dede Ali, İkinci Dünya Savaşı’na katılmış, kadere inanan bir Berberi. Cezayir’in bağımsızlık sürecinde tarafını seçmediği veya birtakım örgütlere yardım etmediği gerekçesiyle "hain" ilan edilerek memleketini terk etmek zorunda kalan bir sürgündür. •Baba Hamid, çocuk yaşta Fransa’ya sığınan ve göçün yarattığı o derin kimlik karmaşasının ve uyum sağlama çabasının vücut bulmuş halidir. Naima ise Cezayirli bir baba ve Fransız bir annenin kızıdır. -Yazarla büyük oranda paralellik gösteren Naima, kendi köklerini ararken iki kültür arasında sıkışmışlığın, ötekileştirilmenin ve aidiyet arayışının tam merkezinde yer alır. Zeniter’in kalemi, sıradan bir aile hikâyesini tarihsel bir yüzleşmeye dönüştürüyor. Roman, Cezayir Savaşı ve sonrasında yaşanan travmaların göçmen topluluklar üzerinde neden bu kadar uzun süre sessizlikle örtüldüğünü sorguluyor. Yazarın, bu toplumsal sessizliği "kaybetme sanatı" olarak tanımlaması oldukça çarpıcı. Kaybetme Sanatı, hem tarihsel arka planı derinlemesine kavramak hem de karakterlerin içsel yolculuğuna tanıklık etmek isteyenler için güçlü bir seçim. "Tarihin sessiz kurbanlarını" görünür kılan bu akıcı metin, kimlik arayışının ve köklerden kopmanın evrensel sancısını hissettiren bir başucu eseri niteliğinde.
Kaybetme SanatıAlice Zeniter · Livera Yayınevi · 2022205 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.