Gönderi

Jacques Derrida'nın anahtar niteliğinde bir cümlesi var: "Dil, paranteze alınamaz." Gerçekten de fenomenolojik indirgeme yöntemi, paranteze alma işlemi aslında hiç ummadığı bir kalıntı bırakır. Dili bilinçten atamazsınız, çünkü bu durumda bir bilinç edimi, cogito mümkün olamaz. Dilden arınmış bir düşünce düşünülemez.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Felsefe
·
7 Gösterim
1 Yorum
Ben bu noktada Derrida'ya ve Lacan'ın görüşüne katılmıyorum. Dil hiç yokken de düşünce zihinde zaten var olan bir öznitelik. Bunun var olmadığını düşündürten sebep elbette dil olmadan aktarımın gerçekleşme yolunun da olmadığı sanrısından ibaret. Oysa düşüncenin ve bilinçaltı dışavurumların çok farklı aktarım yolları vardır. Tepki ilkesi bunlardan yalnız biri.
Önceki 1 yanıtı göster
Aslında açık olmaya çalıştım ama kitap tanımlarından pek hazetmediğim için tanımlamaya girişmedim,felsefe ve psikanaliz konularında yazarken anlaşılır yazmak da oldukça zor bilirsiniz hocam. Bilinçaltında olup bitenleri anlamak, bunları dışarıdan gözlemlemek için bazen tepki oluşturacak şekilde bir dış etkiye başvurma yöntemi kullanan psikanalistler vardır. Özellikle çocuklarda başarılı olduğu söyleniyor. Buraya tüm bu literatür bilgilerini yazmaya kalksam herhalde hem yorucu hem de anlamsız olur. Sadece şu soruya cevap arıyorum, psikanalitik görüşmede dilden başka bilgi alma yolları da var ve bu yollar dil olmadan da düşünme denen sürecin gerçekleştiğini kanıtlamıyor mudur? Bence öyle görünüyor. Ayrıca ben de kendimi öğreten konumunda görmediğimi belirteyim, olsa olsa 'öğrenici' sayılırım. Saygılar.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.