Gönderi

Metalaşan İnsan Yalnızlığa Mahkumdur!
10/10
·352 syf.··
2026 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 05:56
Türkiye'nin ilk yol hikayesidir Fikrimin İnce Gülü. Adalet Ağaoğlu Edirne'den Ankara'ya uzanan bu Trakya yolu nu, Ballıhisarlı Bayram üzerinden resmeder bize. Sadece yol hikayesi değildir bu Gurbetçi Bayram'ın yıllarca hayalini kurup sonunda edindiği Mercedes i, Balkızı ile- araba bal rengi olduğu için bu ismi vermiştir- kurduğu derin ilişkiyi yansıtır bize. Aslında bir nevi yol ve araba metaforu üzerinden toplumda statü sahibi olmayı, değer görmeyi, moderniteyi işler. 'Sarı Mercedes' filmi ile sinemada İlyas Salman ile bütünleşmiş bir senaryo olarak karşımıza çıkar "Fikrimin İnce Gülü". Filmi izlemiştim ama her zaman söylerim kitabını okumak,bir filmden beni her zaman daha çok etkiler. Bayram Ballıhisar köyünde doğmuş ,büyümüş ;öksüz ve yetimdir. Amcası büyütmüştür Bayramı. Çocukluğundan gençliğine hor görülmüş, kendi kabuğunda yaşamış ama içten içte kendini kanıtlama dürtüsüyle yaşamış Bayram. Bunun için 14 yaşındayken henüz, yanındaki az miktar para ile saman arabasının arkasında saklanarak kaçar köyden. O kadar dünyadan bir haberdir ki ekmeğin para verilip alındığını ilk kez kaçtığında öğrenir. Hırslı, çıkarları uğruna kötülük yapmaktan ve yaptığı kötülüklere de bahane bulmaktan çekinmez Bayram. Ona göre yaptığı her hareketin bir sebebi vardır ki bu sebep Bayramı amacına ulaşmakta kullandığı masum basamaklardır. Kimseye zarar vermediğini düşünür içten içe...Hayatta eksikliğini hissettiği sevgi, saygı ve ilgiyi bir meta sayesinde kazanacağını; toplumda birey olarak kabul görüneceğini saygınlık kazanacağını beylik mertebesine ulaşacağını düşünür. Meta uğruna kendisi insanlığını yitirir ve metalaşır. Kitabın ilk sayfalarından itibaren hissedilir insanlığını yitirmişliği. Solmaz'a verdiği sözde durmayışı onu yarı yolda bırakması, Türkiye'ye giderken arabası boş olmasına karşın ne yanına birini almaya ne de bir eşyayı emanet almaya razı oluşu, yolda Veligillerin kaza yaptığını gördüğünde durmaması, yıllarca amcasını arayıp sormaması, İbrahim' i katakulliye getirip yerine Almanya ya onun yerine gitmesi, Kezban' ı söz verip yıllarca bekletmesi, Veliler bir bayram günü evlerine davet ettiğinde evlerine gitmeyi onlara sunduğu bir lütuf gibi göstermesi, bu ziyaret sırasında Veli'nin karısının para mevzusunu açınca kendisinden borç isteyeceklerini düşünüp memlekete para gönderdiğini söylemesi... gibi gibi bir sürü detay Bayram'ın karakteri hakkında bilgi verir aslında. İlyas SALMAN Sinema Anıları kitabında canlandırdiğı bu karakteri çok iyi tanımlar aslında :"Vicdansız ama işin içinden çıkabilmek için kendini akılcılaştırmaya çalışıyor. Sığ, banal, biçimsel bir vicdan muhasebesi var. iç dünyasıyla o kadar iletişim halinde değil. Bunu da açıklıkla söylüyor. Üç kāğıtçı küçük burjuva tipi. Solmaz'a söz verip yüz üstü birakması tam da küçük burjuva tipi alçaklık." Yine aynı söyleşi de "Sence Bayram'ın hikayesi kimin, neyin hikâyesi? Gerçek hayatta bunun karşılığ ne?" Sorusuna şöyle cevap verir İlyas SALMAN: " 'Küçük çıkarların peşine düşersen geleceğini harcarsın.'Çok sık kullanırım bu cümleyi. Bayram küçük çıkarlarının pesinde koşuyor ama kendini çok büyük görüyor. Yolların hakimi, Kezban'ın sözlüsü arabanın sahibi vesaire... Ama yol boyunca teker teker hepsi elinden kayıp gidiyor... Amcasına, köylüsüne, sözlüsüne lüks araba gösterme uğruna... Sürekli hayalini kuruyor bunun... Bir insanın haddini bilmeden bir yola çıkıp kendi kendini harcamasının hikâyesi bu. Mal sevdasına düşüp mallaşmasının ve sonra mal gibi ortada kalmasının..." Bu hissiyat bana geçti evet etkiledi beni kendini bir hiç uğruna harcaması. Öyle ki hayatın tadına varamıyor örneğin uzun aradan sonra Vatan toprağına ilk kez girmiş karnı aç ve ülkenin lezzetlerinin tadına bakmıyor parası olmasına rağmen ya da feribotta uçsuz bucaksız deniz manzarası var seyre doymayacak gönül rahatlığıyla izleyemiyor arabasına zarar gelmesin diye gözünün önünden kaçırmamak için... Bütün çabası köy yoluna Sarı Mercedesi ile girip caka satabilmek... Vay bizim Bayram, Bey olmuş dedirtebilmek... Yolun sonunda herşeyi olduğu gibi bulacağını, herkesin onu dört gözle beklediğini düşünür. Oysa ne onu bekleyen birileri vardır geride ne de kurulu bir köyü kalmıştır. En kötüsü de balkizi da onu bırakmıştır artık...Bence hakkettiği sonu da bulmuş Bayram. Vicdanını insanlığını yitirmiş birinin yalnızlığı da hakkettiğini düşünüyorum.
1000Kitap
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20252,522 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.