Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 16 Nisan 2026 21:51 Yazarın kalemini sevsem de çoğu konuda eksik buluyorum. Nobel ödüllü bir yazarı eleştiriyorum şuan, kendimde bu cesareti nasıl bulduysam artık...
Kitabın isminde de geçen Aşk kısmı, o kadar yüzeysel geçti ki, aşık mıydı ki oldum birden.
Aşık olduğu kişinin de çocuk olması zaten bana normal de gelmedi o ayrı bir konu.
Anne ve baba karakteri dehşet verici iğrençlikteydi. Öz çocuklarına yaptıkları davranışlar onu sahiplenmemeleri çok kırıcıydı. Çocuğun sevgisiz büyümesi, kendi benliğini kabul etmeyip evde yaşayan diğer köle dediği kişilerden, o kendini bir yere ait hissetme duygusunu gidermeye çalışması üzücüydü.
Çocuğu kuduz bir köpek ısırmasıyla başlıyor hikaye, ardından kızda kuduzluk emaresi olmamasına rağmen korkunç işkencelere maruz kalması ve bunu normalleştirmeleri ürkütücüydü. İçine şeytan kaçtı fasfasatıyla çocuğu şeytan çıkarma ayinleri için bir manastıra götürüyorlar.
Doğduğu andan öldüğü ana kadar kederle yaşayan bir çocuğun hikayesiydi.
Acı, sevgisizlik, cahillik, yobazlık, bağımlılık gibi bir sürü konunun geçtiği bir kitaptı. Okurken o dönemi düşündüren, kötümser tüm duyguların hissedildiği bir kitaptı.
Duyguları başarılı şekilde aktaran yazar, aşk kısmında neden öyle olduğunu varsayamadığım bir acemilik göstermiş.
Bu konuyu başka ünlü yazarlar yazsaydı, bu roman kesinlikle unutulmaz çarpıcı etkide olurdu diyebilirim sadece.
Yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.