Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 01 Nisan 2026 08:38 Kitap, yeni doğum yapmış bir annenin bebeğine duyduğu o sarsıcı şefkatle, aynı zamanda içine düştüğü derin izolasyonu mükemmel bir dengede sunuyor. Kadın karakterin yaşadığı zorluklar sadece fiziksel yorgunluk değil; kocasının dış dünyadaki "normalliğine" karşın, kendisinin bir evlatla tek başına, adeta bir adada mahsur kalmış gibi hissetmesi asıl meseleyi oluşturuyor. Seviyorum diyen ama bakışları buz gibi olan, yaşanan o devasa değişimi anlamayan bir eşin varlığı, evliliğin adım adım bir enkaza dönüşünü kaçınılmaz kılıyor.
Karakterin iliklerine kadar hissettiği o yalnızlık ve depresyon hali, okura sadece bir hikaye gibi değil, neredeyse fiziksel bir sızı gibi geçiyor. Kilroy, anneliğin kadını nasıl "görünmez" kıldığını ve toplumun bu sessiz çöküşe nasıl seyirci kaldığını çok güçlü bir dille anlatıyor.
Özetle; bu kitap bir sevgi güzellemesi değil, bir kadının hem kendisiyle hem de hayatındaki en yakın insanla verdiği o sert varoluş mücadelesinin dürüst bir portresi.