Bu kitap, hayatımızda “keşke” dediğimiz anların peşine düşüyor. Sanki küsen bir tavşan gibi, Nora da kendi hayatına kırgın. Başka bir hayatı seçmek istiyor; “Ben timsahın hayatını yaşamak istiyorum” der gibi, daha farklı, daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyor. Ama kitap bize şunu söylüyor: Her istediğimiz hayatı birebir yaşayamayız, ama elimizde olanla barışmayı öğrenebiliriz. Yani timsah olamayız belki ama havuçla aramızı düzeltebiliriz.
Basit bir dille anlatılmış, düşündüren ama yormayan bir kitap. Okurken insan kendi seçimlerini sorguluyor.