·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Nisan 2026 05:35 Bu metinler bir yere yetişmek için yazılmadı. Daha
çok, bir yerde durmak gerektiğinde ortaya çıktılar.
Gündelik hayatın içinde biriken küçük gecikmelere,
açıklanmadığı için eksik sanılan anlara ve çoğu zaman fark edilmeden geçip giden hâllere bakıyorlar.
Burada büyük şeyler olmaz; çünkü büyük şeyler çoğu
zaman gürültülüdür.
Oysa bu öyküler, sesini yükseltmeyen hâllerle ilgilenir.
Hayat Biraz Telveli, hayatın akışında geride kalanları,
kenarda duranları ve adını koyamadığımız duyguları
anlatan altı öyküden oluşur. Her biri farklı bir yerde
geçer, farklı bir sesle konuşur gibi görünse de aynı ritimde ilerler. Hiçbiri büyük bir son vaat etmez; çünkü
burada mesele varmak değil, bir süre durmaktır.
Bu öyküler, okura bir mesaj vermek için değil; tanıdık duygularla karşılaştırmak için yazıldı. Metinler
açıklamaz, yönlendirmez; hissettirir. Okuru hızla tüketilen bir anlatının içine çekmek yerine, durmaya ve bakmaya davet eder. Çünkü bazı hâller, ancak yavaşlandığında fark edilir. Hayat, kopuş anlarından çok; beklenen ama gelmeyenlerden, ertelenenlerden, içten içe yer değiştiren duygulardan oluşur. Bu yüzden bu kitap, olay öykülerinden değil, durum öykülerinden oluşur.
Ben bu metinleri yazarken büyük cümlelerin, büyük
olayların peşine düşmedim. Burada kimse aniden ölmez, kimse bir anda her şeyi değiştirmez, dünya yerinden oynamaz. Çünkü bana kalırsa hayat da çoğu
zaman böyle yaşanmaz. Hayatın büyük kısmı zaten
bu küçük, sessiz anlardan ibarettir. Bu kitap, anlatmak için seçilmiş anlarla değil; yaşanırken fark edilmeyen hâllerle ilgilenir.
Metinler boyunca açıklama yapmamaya özellikle
dikkat ettim. Okuru bir sonuca taşımak yerine, okurun yanında yürümeyi tercih ettim. Çünkü durum öyküleri cevap vermez; hissettirir. Okurken “sonra ne
oldu?” sorusu değil, “ben bunu biliyorum” duygusu
kalır geriye.
Eğer bu kitabı okurken bazı sayfalarda durup
camdan dışarı bakmak istersen, bırak. Eğer bir cümle
seni yavaşlatır, hatta biraz huzursuz ederse, o da yerinde. Bu metinler hızlanmak için değil; fark etmek
için yazıldı.
Kısacası bu öyküler;
Büyük olaylar aramayanlar, hayatın gürültüsünden
çok sessizliğine kulak verenler, bir şeylerin olmasını
beklerken kendinden eksilenler için yazıldı.
En çok da hiçbir şey olmuyormuş gibi görünen anlarda, aslında çok şey yaşandığını bilenler için…