Hani içinizde çok yalnız dışınızda ise çok ıssız olduğunuz vakitler vardır. Dinleyen olmaz, dinleyen de anlayamaz. Bakar öylece, akıl verir de görmek istemez. İşte
Altı Harfli Bir Tatlı öyle bir kitap. Meltem ve Selime teyze var. Anlaşılmamışlar. Dinleyen de sözde dinlemiş. Çokken yok olmuşlar, dönüp dolaşıp birbirlerine denk gelmişler. Birinin anne ve babası yok. Var ama yok. Diğerinin ise bir selam sabah verecek çocukları. Yine onlar da var ama yok. Okurken insan düşünüyor istemsizce. Cümlelere bakıyor da ikisi birbiriyle konuşurken, sana konuşuyorlar gibi geliyor. Yaşlılık ne meşakkatli iş anlıyorsun. Yalnız bir çocuk çevresi kalabalıkta olsa ne kadar yalnız görüyorsun. Anlaşılmanın, dinlenmenin değeri çırpınıyor göğsünde. Sonda ise rahat bir soluk alıyorsun ama Selime teyze ne yaptı hala merak ediyorsun... Kader be Selime teyze... Ne malum bizim de sizi anlamayacağımız? Ne malum sizin de bizi akıllandırmayacağınız...