Çatalhöyük kazılarıyla başlayan bu kitap, Kutsal Meryem ile son buluyor. Yedi bölümden oluşuyor. Sade ve akıcı,anadolu'daki kutsal yerler, dinler ve tanrıçalar hakkında genel bir bilgin olsun diyorsanız bu kitap yeterli olacaktır.
Yazar eserin ilk bölümlerinde tanrıçanın simgeleri ve hayvanlarını, o çağlarda kadınlara biçilen rolleri anlatıyor. Paganik dönemde hayat yolunda yücelme ve arınma ihtiyacı olan insanları kurban ve dua ritüeliyle maddi yönden kendine bağlayan rahipler işi biraz daha ileriye taşıyararak tapınakları adeta bir bankaya çevirirler.Bu öyle bir sektör haline gelir ki krallar ve zengin kişileri bile maddi varlıklarını tapınaklarda saklamaya başlar. Ruhban sınıfının güç kazanmasından haz etmeyen yöneticiler ise pek çok yasa getirse de ilahi dinler gelene kadar bu durum devam eder.
Kitabın içeriğinde genel olarak anaerkil bir toplumun şekil değiştirerek zamanla ataerkil bir tutum izlemesi üzerinde durulmuş. Tarım, kültür, sanat, savunma gibi alanlara din, tarih ve mitoloji eşliğinde ışık tutulmuş. Anadolu'nun Kültürel Kökleri bize ilginç bilgilerde sunmuş. Örneğin; tahılların ekmek için mi bira için mi yetiştirildiği, insan ısırığının zehirlerin en zararlısı sayılması, çömlekler üzerinde bulunan simgelerin anlamları gibi. Bilgi yoğunluğu içeren inceleme kitabı olsa da anlaşılır dili sayesinde bazen bir müzeye bazen bir topluma konuk olmamızı sağlıyor.
Konuya ilgi duyanların keyifle okuyacağı bir kitap. Özellikle mitoloji seviyorsanız.