Salı
Hiçbir şeyi adlandırma fırsatı bulamıyorum. Yeni yaratık karşılaştığımız her şeyi ben daha gık diyemeden adlandırıveriyor. Üstelik hep aynı bahane; öyle duruyormuş. Mesela dodo. Dediğine göre insan onun "dodoya benzediğini" bir bakışta görebilirmiş. Bu ismi kabullenmek zorunda kalacağıma şüphem yok. Bu konuyu dert etmek de boşuna yiyip bitiriyor beni ve zaten bir işe yaradığı da yok. Dodo'ymuş! Ben dodoya ne kadar benziyorsam, bu kuş da o kadar benziyor.