Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 31 Mart 2026 00:00 “ Hoşça bak zâtına kim zübde-i Âlemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvân olan ademsin sen”
Şeyh Galip
Kitabı okuyup bitirince bi garip oldum. Sanırım kitapları okuyup günlük hayatla bir bağlantı yakalayınca çok daha fazla üzülüyorum. Oradaki karakterlere çok üzülüyorum. Onların hayalini kuruyorum. Kendimce içimde yeni bir son yazmak istiyorum. Sanki ben farklı bir son düşünürsem o şekilde devam edecekmiş gibi….
Her neyse gelelim kitaba. Bu arada oldukça akıcı güzel hızlıca okunabilecek bir eser. Ben mart ayının son iki günümde bitirerek ayın sın kitabı olarak okudum.
İnsan bazen her şey elinden gidince kıymet biliyor. Hayatı hep ıskalayarak devam ediyoruz. Hep bir eksik yanımız var ve o yana üzülmekten hayatın güzellikleri de elimizden öylece kayıp gidiyor.
Eğer bulut farketseydi, bulut Melek’in kalbini ruhunu daha derinden görebilmeydi, belki daha farklı bir bakış açısı ile bakabilirdi kendine dışarıdan. O zaman Melek hayatta kalabilir, istemediği halde evlenmek zorunda kalmazdı, eğer en yakın arkadaşım tek eilem dediği kıza güvenmeseydi belki hayatı çok farklı devam edebilirdi. İntiharla biten bir son olmayabilirdi. Neyse işte yok olup kaybolup giden bir hikaye Melek ve Bulut.
Ama sevdim Bulut’un tasavvuf ile tanışmasını, sonra kendini tanımaya çalışıp varlığını yeniden bulmasını. Birde en çok Şeyh Galipten alıntıları sevdim, en çok oralarda ruhumun sükunetini duydum. Bir de hep söylediğim sürekli dilimde dönüp duran o iki beyit, onu da kitapta bulunca hu kitap benim yaram oldu. Kabuk bağlamış ama arada aklıma gelen, kendini hatırlatan bir yara.
“ Hoşça bak zâtına kim zübde-i Âlemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvân olan ademsin sen”
Şeyh Galip
Beni çok derinden yakaladınız @nalangüven hanımcığım.