Yaşlı Corvolu Vysogota bir gün ormanda çok güzel bir at ve sahibini ise yerde kanlar içinde yatarken buldu.Çocuğun yüzü ciddi bir kesik yarası almıştı ve baygındı, adam hemen onu kulübesine taşıyıp bakımını sağladı.O çocuk Ciri idi.Peşlerine takılan kelle avcısı Bonhart ve ekibi Sıçanlar’ın peşine düşmüş ve öldürülmüşlerdi, Ciri ise yaralı olarak kurtulmuştu ancak kurtulmadan önce Bonhart’ın elinden neler çektiğini bir bir Vysogota’ya anlatacaktı.
Witcher’ımız ise Maria, Regis, Cahir ve Dandelion ile yolculuğuna devam ediyordu ancak aralarına idamdan son anda kurtardığı minik katil kız Angouleme’e de katıldı.Tek sıkıntı bir yarı elfin, bu güzelim ekibin ama özellikle Geralt’ın peşine bir kiralık katil takmasıydı, neyse ki planlar yapılmıştı ve çarpışmaya hazırlardı.
Bonhart, Rience, Skellen, Vilgefortz… Ciri’nin düşmanları çoğaldıkça çoğalıyor ancak bir yandan Geralt, bir yandan da Yennefer ona ulaşmak için ellerinden geleni yapıyorlar, hatta kendi canlarını feda etme pahasına.Kenna da en ihtiyaç duyduğu anda ona güç verecek ama Ciri’nin bundan haberi yok, bunun kurtuluşunu sağlayacağını tahmin bile edemez.Böylece Faika için artık Kaer Morhen’li Ciri, Witcher kız, Kırlangıç olma dönemi başladı, öcünü almaya hazır ve nazır.
Offff son 100 sayfa neydi bee!Serinin en iyi kitabıydı diyebilirim, Ciri sonunda kendine geldi ve görevini hatırladı.Yennefer ise bu kitapta korkuttu, umarım devamında iyi şeyler olur.Geralt ise amacından şaştı kaç kitaptır, sabrediyorum ama inşallah umutlarımı boşa çıkarmaz yoksa fena bozuşucaz kendisiyle..Bonhart, Skellen ve Rience kitaba renk kattılar gibi bir şey oldu ama özellikle Vysogota favori karakterim oldu.Ciri için yepyeni bir dünya doğdu, bakalım onu ve diğerlerini neler bekliyooor.