·776 syf.····Okunma: 27 Nisan 2026 00:21 Kitabı bitirmem yaklaşık 3 ay sürdü ve gerçekten okuyup anlaşılmasının zor bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitap kılavuz kaptan Blackthorne'un Japonistan'a yani Japonya'ya ayak basmasıyla başlıyor. Devamında Japonlarla olan karmaşık diyalogları, onların kültürlerini öğrenmeye çalışması ve çeşitli şoklar yaşaması gibi olaylarla devam ediyor. İkinci cildinin çok daha güzel geçeceğine inandığım bir kitap oldu. İlk cildinin çok uzun olması sebebiyle arada reading slump'a da girdiğimi düşünürsek ikinci cildi hemen okumaya başlamak gibi bir niyetim yok maalesef. İkinci cildi okumaya başladığımda bana hatırlatma olması amacıyla kısaca şunları yazabilirim: Toranaga Naibler Konseyinden istifa etti, yerine yeni biri bulundu. 20 gün sonra Naibler Konseyi toplanıyor. Yabu Toranaganın tarafında, Omi Yabu'nun yeğeni ama aynı zamanda onu öldürmeye çalışıyor. Marikosan Anjin'e aşık ve en sonunda sevişiyorlardı. Toranaga Yedo'da kaçak durumda. Anjin savaşla ilgili bildiği her şeyi Yabu'nun ordusuna öğretiyor. İşido'nun gönderdiği ronin-samuray Jezon İşido'ya silahlar ve donanma hakkında bilgi uçurdu. Yabu onun kuşlarını ve kendisini öldürmeyi planlıyor. Hiromutsu saraydan ayrılmış gözüküyor ama henüz belli değil. Herkes herkesin arkasından iş çeviriyor kısacası. Yorumlarda birisi Japonların Taht Oyunları demişti, aşırı doğru bir benzetme bence de. Genel olarak yorucu ama güzel de bir kitaptı, sayesinde Japonca bile öğrenmeye başlamıştım. Yazanın ve çevirenin ellerine sağlık. Puanım 7/10. O da çeviri azlığı ve kitabın kalın olması yüzünden kişiyi reading slump'a girmesine sebep olduğunu düşündüğüm için kırdım.