KİTAP İSMİNİN HAKKINI VERİYOR. Hakikaten Tanrı dolu bir kitaptı. Yorumum spoiler içerecektir!!! Alex için işler git gide zorlaşıyordur uyanmasına az biraz süre kalmıştır. Ve Seth’le her yakınlaşmalarında rünleri ortaya çıkmaya başlıyordur. Alex uyanınca işlerin istediği gibi olmamasından korkuyordur ve Aiden ona yine mental destek verir ( üzümlü kekim) . Bakan Telly yine Alex’in peşindedir ve muhafızı öldürdüğünü bilip onu sevdikleriyle tehdit eder. Seth o sırada akitteki melez sorunu için gitmiştir. Alex babasının da melez olduğunu öğrendiği için Seth’le aralarında uçurumlar oluşmaya başlar. Ta ki Bakan Telly son hamlesini yapıp Alex’i öldürene kadar. Alex Araf’a düşer. Orada tanıdık ve özlediği bir yüz olan Caleb’i görür. Ama bir andan da ölümü atlatması gerekir o sırada Apollo sen mi adını söylersin ben mi söyleyim Leon devreye girer. Artık işleri tam bir kaçmaca kovalamaya döner. Seth’in yalanları Alex’in öldürülme riski. Aiden’la birlikte kalması için bir sebep oluşturur. Alex ve sonsuz aşkı Aiden sonunda birbirlerine tam olarak kavuştu derken. Seth çığırından çıkıp konseyi yok eder. Artık tanrılarda bu savaştadır ve tek amaçları Alex’i öldürüp tanrı katilini engellemektir. Posedion, Hades, Artemis… Alex’in Apollo’yla kan bağı olması ay ay. Şu zamana kadar Seth’e aşıkken iğrenç bir herif olduğunu görüyoruz ya güç aşkından ya da sevgi eksikliğinden bilmem ama Alex’i sadece kullanmak istiyor. Ama sonunda korkulan olur Alex uyanır ve aklındaki tek bağ İlkle Seth’le olan bağıdır… Çığlık ata ata okudum ah Alex üzümlü kekim umarım bu durumdan kurtulursun.