Sırtımızdaki o eski yaralar bize öyle bir ders verdi ki, artık birine kapıyı açtığımızda "hoş geldin" demek yerine "acaba nereden vuracak?" diye bekler olduk. Gardımızı hiç düşürmeyince belki yeni bir darbe almıyoruz ama o çok özlediğimiz o samimiyeti de kapının dışında bırakıyoruz. Yani canımız yanmasın diye kurduğumuz bu sessiz kale, günün sonunda bizi korumaktan çok, kendi içimizde tek başımıza bırakıyor.
Mikail Balcı hiç sevmesem de günün sonunda tam bu noktada buluyorum kendimi... Ama her şeye rağmen kalbimin kapılarını sonuna kadar açamasam da aralamaktan vazgeçmiyorum. Bir insana güvenebilmek günümüzün ulaşılması zor lüksü olsa da iyi insanların varlığına inanmak istiyorum. 🥀
Güvenemiyor olmanın o müthiş tecrübesine sahip olmak var.Güvensizlik belki bir teselli değil ama kazandırdığı özveri benim için çok anlamlı.Artık daha başka bakıyorum her şeye.
Çünkü öğrendim🍂✨