Toplumda zaman zaman dolaşan bazı sözler vardır ki, ilk bakışta “gerçekçi” ya da “hayat tecrübesi” gibi görünse de, derinlemesine bakıldığında insanı karamsarlığa, güvensizliğe ve pasifliğe sürükler. “İyilik eden enayi olur”, “Kimseye/ babana dahi güvenme”, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi ifadeler de bu türdendir. Bu sözlerin ortak noktası, hayatı bireysel çıkar, şüphe ve umutsuzluk üzerine kurmasıdır.
Bu söz de özellikle kültürümüz ve dinimizin tam da tersi bir görüş ortaya koyuyor. Özellikle cuma günleri hatırlatılan “Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…” (Nahl, 90) ayet bunu bize anlatıyor.
Toplumları ayakta tutan şey kötümser genellemeler değil, iyiliği çoğaltma iradesidir.