200 syf.
Bu Bir Sıradan Gezi Yazısı Değildir
Onu köşe yazarı olarak okumak,onu tanımak için hiç yeterli değilmiş.Ön yargıyla bakılmaması gereken bir yazar. Başlangıçta birbirine benzeyen cümleler fazla olsada kitaba biraz daha devam edince güzel konuların içinde buluyor insan kendini.Özü sözü bir denilen büyük adamlara verilen lakabı İbrahim abiye çok yakıştırdım.Özellikle İstanbul'u anlatırken iyi ve kötü olan yönlerini çekinmeden anlatmış.Sadece gittiği , gezdiği yerleri anlatmakla kalmamış,gezi yazısıyla birlikte bir çok konuya değinip öğretici olmuş.İbn-i Bibi 'nin kim olduğunu bu kitap sayesinde öğrendim.Ayrıca en çok beğendiğim yanlarından biri ise konuyu açıklarken o yöreye ait ünlü isimleri anması ve ünlü isimlerden örnek vermesi.Her cümlesini alıntı yapılacak kadar özenli güzel cümlelerle yazmış.Sıradan bir konu hakkında bile şiirsel yazıları insanın yüreğine işliyor."Dert söyletir,kalem yazdırır"."Alem unutmuş,kalem unutmamış"."Kim ne derse desin Konya hâlâ Selçuklu'dur".gibi hafızaya kazınan bir çok söz bıraktı gezi yazısında.Ülkemiz deki sokak, çevre kirliliğine değinmeden geçmedi sağolsun böyle güzel yazarlar.İyiki daha çok geç kalmadan bu yalın ve değerli anlatımla tanıştım.Buna vesile olan Kubilay Karaer'e (İbrahim Tenekeci hayranına) çok teşekkür ediyorum.