·672 syf.····Okunma: 27 Nisan 2026 23:20 Seri giderek daha da iyi oluyor ve ben zevkten dört köşe olmuş bir şekilde başından kalkamıyorum resmen. Daha iyisi gelene kadar en iyisi budur. Özellikle bu kitapta sürekli ama sürekli bir şeylerim olması ve bu olanların da son ana kadar bizden saklanması ve pat diye her bir anda şeyin patlamasına bayıldım. Bayıldığım bir diğer şey de birbirinden çok uzakta olan farklı farklı karakterlerin bir şekilde ortak bir yerde buluşmasına tanık olmak. Düğüm olmuş iplerin tek tek çözülüp düz bir çizgide birleşmesi gibi her şey çok hoşuma gitti.
Kitap boyunca koşuşturma bir kere bile durmadı cidden nefessiz bir şekilde yuttum kitabı. Bu kitapta genel olarak neler olacağını tahmin edemediğimi fark ettim. Bir bölüm sonra bile nerden geldiğini anlamadığım şeyler oldu sürkli. Kötü bir yerden değil ama bu. Her şey çok mantıklı ilerledi ama benim tahmin etmeyeceğim detaylar vardı hep. Son kısımdaki kralın mevzusunu hiç beklemiyordum mesela. 1 saniye bile olsa üzüldüm kendisine. Başta Chaol’un gelgitleri ve sürekli Aelinin suçlaması beni biraz boğsada sonradan karakter gelişimi göstermesi beni memnum etti açıkçası. O yüzden tower of dawn’u okurken çok sıkılacağımı düşünmüyorum. Bir diğer sevidiğim karakter gelişimini de Manon gösterdi. Bu kitapta tanıdığımız Lysandra’ye bayıldım tam anlamıyla. Aelin’in zaten bir kız arkadaşa ihtiyacı vardı böyle bi anda kendisiyle tekrardan bir araya gelmeleri beni çok mutlu etti. Ve en sonunda o şerefsiz Arobynndan kurtulduk ya içimin yağları eridi.