·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Nisan 2026 19:27 Size fantastik sevmeyen beni kendine hayran bırakan o seriyi getirdim. O kadar içine girmişim ki kitabın sanki bende Astrid, Endymion, Noris ve Briella ile birlikteymişim gibi hissettim. Aşırı keyifli bir yolculuktu.
Astrid ile toplamında 5 köprü ve 5 gardiyanı olan bir evrene adım atıyoruz. Astrid’in gardiyanlık yapması gereken köprü Dünya ve Antares orası artık yeni yuvasıdır. Ona annesinden kalan bir miras da diyebiliriz çünkü Astrid’den önce annesi Regina Antares’in Gardiyanıydı. Endymion’un görevi ise Antares ve Castor arasındaki köprüyü korumak. Onların şahsi erk hayvanları bile var Briella, Endymion’un Çakaldan insana dönüşebilen erk hayvanı. Noris ise Astrid’in Tilkiden insana dönüşen erk hayvanı. Tabi diğer geri kalan 3 Gardiyanın da güçleri, erk hayvanları ve evrenleri var. İlk başlarda bu detayları aklımda tutmakta zorlansam da sonradan öyle bir çekilmişim ki hepsi aklıma kazınmış.
Astrid ve Endymion’ın aralarında ki o bağın bu şekilde an be an güçlendiğini okumak çok hoşuma gitti. İkisinin olduğu her an abartısız favorimdi. Çekimleri ilk andan beri oldukça yüksek bir çiftti, yavaş yavaş gelişen aşklarını okumak ise heyecanımı katladı. Çokça heyecanlıyım, çok güzel bir aşk okuyacağız bunu hissediyorum.
Astrid normal bir gardiyandan çok daha fazlası oluşu kitabı ayrı bir heyecanla okumama neden oldu. Astrid’in gelişiyle yer yerinden oynuyor diyebiliriz. Bir çok bilinmedik ve değişik olaylar oluyor. Bunu çözecek olan da bizim muhteşem dörtlümüz Endymion, Astrid ve onların koruyucu ruhları Noris ve Briella.
Endymion’ın fısıldayarak/mırıldanarak duygu yönettirebilme gücüne hayran kalsam da Astrid’in daha güçlü olması detayı göğüsümü kabartmadı desem yalan olur. Gözümüzün önünde büyüdü kızımız.
Aycan Sarıahmet ne yazsa okurum dediğim bir yazardır, hiç okumam dediğim Fantastik kitabına bağımlı gibi bişey oldum. Öyle ki siz bu satırları okurken ben ikinci kitapta birinci kitaptan kalma soru işaretlerini gideriyor olacağım.