İlber Ortaylı, 1947 yılında doğmuş; Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla hem akademide hem de kamuoyunda saygın bir yer edinmiş, güçlü anlatımı ve geniş bilgi birikimiyle öne çıkan önemli bir tarihçidir.
Dünya ve Anadolu tarihine adını altın harflerle yazdıran, “alınamaz” denilen İstanbul’u henüz 21 yaşında fethederek bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan, dünyanın en büyük komutanlarından Fatih Sultan Mehmed…
İlber Ortaylı’nın “Doğu’nun ve Batı’nın Hükümdarı” olarak nitelendirdiği bu büyük şahsiyeti tüm yönleriyle ele aldığı eserini büyük bir keyifle okudum.
Bu kitapta dönemin toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel, dini ve askeri tüm dinamiklerini ustaca işleyen Ortaylı Hoca, tarih anlatımını sıradan bir bilgi aktarımının ötesine taşıyarak son derece akıcı ve derinlikli bir üslup ortaya koyuyor. 15. yüzyılın ruhunu anlamak isteyenler için eser, yalnızca bir biyografi değil, aynı zamanda kapsamlı bir dönem analizidir.
Bu dönüşümün en net ifadesi eserde şu sözlerle ortaya konur:
“Fatih Sultan Mehmed devri, Doğu ve Batı dünyasında Osmanlı İmparatorluğu'nun artık bir cihan devleti haline geldiği bir döneme tekabül eder. Bu dönemle birlikte Osmanlı, büyük güçler arasına katılmış ve artık dünya sahnesindeki diğer büyük devletler, kendi politikalarını Osmanlı'yı da dikkate alarak; birbirlerini izleyerek, dengeleyerek şekillendirmeye başlamışlardır.”
“Coğrafya kaderdir” sözü meşhurdur; ancak Fatih Sultan Mehmed, bu kaderi yalnızca kabul eden değil, onu dönüştüren bir hükümdardır. Onunla birlikte Türkler yalnızca sınırlarını genişletmemiş; yönünü değiştirmiş, denizlere açılmış ve farklı coğrafyaların insanı haline gelmiştir. Bu yönüyle Fatih, yalnızca bir fetih sultanı değil, aynı zamanda bir dünya düzeni kurucusudur. Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı