Puan vermedi·560 syf.····Okunma: 12 Nisan 2026 21:22 Şafak Vurgunu ~ Şevval Demirdöğer
.
Anlaşmalı evlilik ve asker karakterlere âşık biri olarak kitabı çok seveceğimi biliyordum ama beklentimin fazlasıyla ötesindeydi!
Işıl ile başlıyoruz kitaba. Soyadının ve ailesinin ağırlığıyla resmen bir fanusta yaşıyordu. Bu fanustan kaçışı zor olmuştu. Galerisinde uğradığı bir saldırının ardından tekrar eve dönmesi gerekliydi ama artık bununla da sınırlı kalmayacaktı. Lakabı “Yıkım” olan özel eğitimli Binbaşı Ecevit Demirhan ile evlenecekti. Anlaşmalı bir evlilik ne kadar zor olabilirdi ki?
Her ikisi için de beklenmedikti!! Görev adamı Ecevit için Işıl ile böyle bir yola girmek ve onları birbirine bağlayan geçmişin izleri, işleri görevin ötesine götürüyor.
İkilinin zıtlıklarına rağmen olan uyumlarına bayıldım.
Sanatını meslek gibi görmeyen ailesi ve bu duruma kırgınlığıyla Işıl kalbime dokundu mesela. Portakallı kurabiye meselesine ve Ecevit’in ailesine bayıldım. Kardeşlerine ve annesine bayılmakla beraber gizemli kardeşimizin akıbetini merak ederek çevirdim sayfaları.
Havacı Alkan ve duvar muhabbeti çok komikti
Ecevit’in Işıl’a tam dikkat olması, saçlarıyla oynadığında sıkıldığını anlaması, taştan bir adam oluşu ama konu Işıl olunca o sertliğin kırılmaya başlaması kalbimi çok çaldı. Kızımızın elindeki his kaybı nedeniyle zorlandığı yerlerde Ecevit’in adeta eli oluşu çok iyiydi! “Işık” demesi, “gün ışığı” hitabı Allah’ımmm yazdıkça aşkım artıyor
“Eyvallah” ve “eyvallah alındı” muhabbetini ayrı, Gaziantep sahnelerini ayrı sevdim.
Kıskanç Ecevit ise kesinlikle favorimdi.
Duvarları olan ama bu duvarları karşısındakine değil kendisine olan Ecevit bebeğim, sana kocaman sarılmak istedim
Işıl’ın hayalini gerçekleştiren adam kalbimi çok çaldı. Köpekleri Güneş ve Gece özellikle Yapmak istediği şeyleri Gece istiyormuş gibi söylemesi bana benlik gibi hissettirdi. Bombalar üst üste patlarken final bizi epey sarstı. Devamı için tek kelimeyle ölüyorum!