·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2026 22:37 Kadın yazarların kadınları anlatmasını çok seviyorum. Duygu Asena, Füruzan, Nihan Kaya, Ayfer Tunç, Bronte kardeşler, Şermin Yaşar, Seray Şahiner ve dahası. İnci Aral ile tanışma kitabım oldu bu okuma. Çok çok sevdim. Dilini, akışını, anlatımını, kadınları, kadınlarımızı…
“Kitaplara bakmaya doyamıyorum. Camın önünde kalakalınca da babam bastonunu sırtıma dayayıp dürtüyor. Bu, "Yürü" demek. Ama neden söyleyeceğine böyle yapıyor? Bir köpek ya da at sanıyorum kendimi. Babamı sevmiyorum...” s.85
Keşke duygularımız hep böyle masum kalsa. Kitapları sevsek, babalarımızı da sevebilsek..
“Eve dönün artık. Yemeklere, çorbalara, köftelere kepek katın. Kepekli kurabiye yapın, sonra da atın. Olsun... Kucağınızda beş kiloluk "yaşamla ölüm arasındaki ayrım" eve dönün. Oturup "... bir cennet düşleyin". Perdelerinizi geceye çekmeyi unutmayın...” s.121
Kadının yeri evidir, haydi tüm kadınlar evlerinize dönün, ışığı söndürmeyi ve tezgahtaki bulaşıkları toplamayı unutmayın..
“Öptün beni. Beyazın üzerine kocaman kanatlı mavi bir kuş düştü. Beyazlara hem uzak hem yakın bir mavi. Hem gök mavisi hem gece. Belki mavi değil de acının coşkuya, sevginin dirence dönüşmesi.” s.167
Hepinizi öpüyorum sevgili okurlar ;)