Gönderi

Ahududu Reçeliyle Birlikte Sakin Bir Kaçış
7/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 20:08
Merhaba arkadaşlar, bu sefer de sizlere tıpkı ahududu reçeli veya sıcacık bir tatlı gibi hissettirecek güzel bir kitapla geldim. Hayatın karmaşasından, yaşanan kötülüklerden ya da sayısız dram örüntülerinden kaçmak için Büyü Dükkanı gerçekten de biçilmiş kaftan. Biraz soluklanmak ve keyifli vakit geçirmek için yazılmış, insana dinginlik ve mutluluk vadeden bir kitap. Ha, bu arada eğer bol bol aksiyon, amansız savaşlar ya da büyük olaylar bekliyorsanız bu kitabın sizin için uygun olduğunu sanmıyorum. Çünkü burada öyle şeyler bulamazsınız, beklentinizi ona göre ayarlamanız gerekiyor yani. Kitabın konusuna gelecek olursak: Crescent Adaları İmparatorluğu'na bir devrim düzenlendiğinde, olayın yankıları ana karakterimizin çalıştığı Alyssium Kütüphanesi'ne kadar ulaşır. Haliyle evi bildiği kütüphane çıkan yangına teslim olunca, Kiela canlı bir kurdele çiçeği olan asistanı Caz ile birlikte kurtarabildikleri kadar değerli kitabı alıp oradan kaçar. Daha sonrasında ise Kiela'nın ailesinin geldiği yer olan ve imparatorluktan bir hayli uzakta bulunan Caltrey Adası'na gitme kararı alırlar. Kısacası bu kitap bir kaçış ve yeni bir hayat kurmanın hikâyesidir. İçerisindeki tüm o şifa, büyüler, sihirli yaratıklar, alışılmışın dışındaki karakter tasarımları ve dünya kurulumu ile tüm bu macera çok daha mistik ve keyifli bir hâl alıyor. Yine de basit ve sade bir olay örgüsü var, bu sebeple de amacınız böyle bir roman okumak değilse sıkılma ihtimalinizin bulunduğunu söyleyebilirim. Romantizmi hafif ve kararında, tam olarak bu sakin hikâyeye uyan bir yapısı var. Fantastik yönünün ilgi çekici ve doyurucu olduğunu düşünüyorum, kesinlikle kitabın asıl öne çıkan özelliği de o. Özellikle Kiela'nın yaptığı "şifalar" oldukça yaratıcıydı. Tüm o malzeme ve uygulama süreci, Kiela'yla Caz'in etkileri değiştirmek adına yaptığı çeşitli denemeler ve büyünün bu müdahaleler neticesinde farklı şekillerde tezahür etmesi bana kalırsa kitapta okumaktan en çok hoşlandığım kısımdı. Üstüne üstlük doğanın onların çabasının farkında olması ve etraflarındaki çeşitli fantastik canlıların da bu ikiliyi izleyip bir sorunla karşılaştıkları valit gidip onlardan yardım istemeleri çok tatlıydı. Bu arada ufak bir not, bence Kiela'nın seçtiği büyüler ve yaşayış tarzı büyücüden çok bir cadıya daha çok uyuyordu. Elbette bu benim fikrim ama tam olarak akıllardaki iyiliksever cadı imajının yazıya dökülmüş hâli gibi olduğunu düşünüyorum. Yani keşke yazar da bunu o şekilde ifade etseydi. Çam Kozalağı Cadıları var elbette ama ben Kiela'nın tek başına da bir cadı olarak anılmasını isterim. Şu ana kadar genelde hep kitabın iyi yönlerinden bahsettim ve aslında buna tam olarak bir şikayet de denemez ama yine de beni düşündüren bir şey var. Bu roman tek kelimeyle aşırı pozitifti. Yani ana karakterin kendi endişeleri, güvensizlikleri ve büyüttüğü küçük sorunları vardı fakat genel olarak baktığımızda Büyü Dükkanı 'ndaki herkes biraz fazla iyi, yardımsever, anlayışlı ve birlik duygusuna sahipti. Tek bir kişi dışında kimsenin kötü niyeti ya da düşünceleri olmadı, o kişinin hikaye boyunca yaptıkları ise sinir bozucu konuşmalarından öteye gitmedi, yani ne yazık ki Fenerer'de kahramanımız için bir tehdit olmak konusunda yetersizdi. Dediğim gibi romanda herhangi olay ya da tehlikeli bir durum yaşanmıyor ve en başında beri yazarın amacından bahsediyorum bu yüzden de neden buna takıldığımı sorabilirsiniz. Yani benim için çok büyük bir sorun değildi bu pozitiflik açıkçası sadece kitapta eleştirebileceğim pek bir şey yok o yüzden en azından buna değinebilirim diye düşündüm. Kiela'nın yasadışı şekilde büyü yapması her ne kadar başına bela açabilecek bir durum olsa da asıl gücün bulduğu başkentten uzakta yaşamaları aslında onu epey bir koruyor. Yine de hiç değilse Caltrey'deki insanların bir anda ortaya çıkan onun varlığına ve yaptığı şüpheli eylemlere karşı daha tetikte olmalarını beklerdim. Herkesin bu kadar güzel ve yardımsever bir kalbe sahip olması çok hoş olsa da bir noktada pek de gerçekçi hissettirmedi. Sonuçta hangi dünyada yaşarsanız yaşayın şüphe, korku ve bilinmeyene dair duyulan endişe her daim insanların sahip olacağı özelliklerdir. Sonuç olarak genel olarak baktığımda kitabı okumaktan yeterince keyif aldım ve en nihayetinde bir pişmanlık da yaşamadım. Eğer siz de dingin bir hikâye, güzelliklerle dolu fantastik bir ada, şeker mi şeker insanlar ve soft bir aşk hikâyesi görmek istiyorsanız Büyü Dükkanı 'nı rahatlıkla okuyabilirsiniz. Bir sonraki incelememde görüşürüz !
1000Kitap
Büyü DükkanıSarah Beth Durst · Juno Kitap · 2025198 okunma
··
286 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Firefly
Gönderi Sahibi
Dönüp dönüp hala çoktan attığım incelemeyi düzeltip duruyorum 🫣 Belki de ay sonuna yetiştireceğim diye gece vakti birden fazla şeyle uğraşacağıma biraz daha bekleyip çok daha düzgün bir yazı yazmalıydım. Bana kalırsa benim yazacağım türden bir inceleme gibi olmadı.😑
Oooo bu incelemenede bayıldımmm kısa ve öz olmuş ve tam dediğin gibiydi🎀
Firefly
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim ❤️