Yedi İklim Bir Medeniyet, alışılagelmiş tarih kitaplarının aksine, geçmişi sadece rakamlar ve savaşlarla değil; ruhuyla, estetiğiyle ve saklı kalmış detaylarıyla anlatan nahif bir eser. Açıkçası ben bu tarzdaki her baharattan biraz koyan kitapları çok seviyorum. Çamlıca kitapta bunun örneği oldukça fazla. Kitabın tek bir konuya odaklanmak yerine, geniş bir yelpazede "küçük ama güzel farklılıklar" sunması en güçlü yönü.
Kitap, Osmanlı’nın o meşhur zarafetini ve sosyal hayatın inceliklerini merkeze alarak okuru şaşırtmayı başarıyor. Daha önce pek duyulmamış anekdotlarla, medeniyetin sadece taş binalarda değil, insan ilişkilerinde ve gündelik detaylarda saklı olduğunu gösteriyor.
Medeniyeti tek bir kanaldan değil; sanattan ahlaka, mimariden toplumsal yaşama kadar pek çok koldan ele alması eseri zenginleştirmiş.
Yazarın kullandığı üslup sayesinde kitap, bir bilgi yığınından ziyade, geçmişe yapılan kısa bir seyahat tadında. Geçmişin "baharatlarıyla" harmanlanan bu anlatım, bugüne ve geleceğe dair taze bir bakış açısı sunuyor.
Özetle; tozlu raflardan çıkan bilgileri günümüzün idrakiyle birleştiren, okurken hem bilgilendiren hem de medeniyetimize dair o eşsiz zarafeti yeniden hatırlatan bir eser. Benzer tarzdaki diğer eserler arasında medeniyet okumaları yapanlar için mutlaka uğranması gereken bir durak. Diğer kitapların tadı ayrı olsa da, bu kitabın sunduğu o farklı bakış açıları, bütünü tamamlayan kıymetli birer parça niteliğinde.