·168 syf.····Okunma: 30 Nisan 2026 00:00 Daha önce kaleminden Söyleme Bilmesinler kitabını okuduğum Şermin Yaşar’ın bu sefer öykü türünde kitabıyla beraberiz. Bu kitaptaki öykülerin her birinde içe atılmış, bastırılmış, söylenememiş duyguların yer aldığı karakterleri okuyoruz.
• Daha ilk öykü olan “Şans, Talih, Kader, Kısmet” ile insanın içine oturan bir duygu başlıyor. Besim Usta’nın yaşadığı kırgınlıklar ve özellikle ailesine karşı hissettikleri… Hani insanın içinden “nefret etse bile yine de sevilmek ister ya” o kısım… “büyüyememek, tam olamamak, kendine ait hissedememek” duygusu… Orası gerçekten içime dokundu.
• Kitaba adını veren “Kalk Yerine Yat” ise bence en etkileyici olanlardan biriydi. Bir insanın hayatını sürdürebilmek için ne kadar kendinden vazgeçebileceğini, nasıl yavaş yavaş kendi benliğini geride bıraktığını görmek oldukça çarpıcıydı.
• “Tıkırtı” da Cemile Hanım’ın o duyulmayan sesi vardı. Aslında yıllarca var olmaya çalışıp bir türlü kendini anlatamayan birinin iç sesi gibiydi. O küçük “tıkırtı”nın altında kocaman bir yalnızlık vardı.
• “Nokta Nokta Gül” ise çok farklı bir yerden vurdu beni. Bir ismin insanın hayatını ne kadar etkileyebileceğini hiç bu kadar net düşünmemiştim. İsim değiştikçe hayatın da değişmesi… Bir noktada bunun kader gibi hissettirmesi gerçekten ilginçti.
• Bir de “Çöp” var ki… Geçmişin, çocuklukta biriken duyguların insanın peşini nasıl bırakmadığını çok sade ama derin bir şekilde anlatıyordu. Yıllar geçse de bazı şeylerin içimizde aynı kalması fikri oldukça etkileyiciydi.
• Genel olarak kitapta hep şu his vardı bence, kıyıda köşede kalmış, sesi çıkmayan insanların iç dünyasına bakıyoruz. Ve en garibi, o duyguların çoğunda kendimizden bir parça buluyoruz. Şermin Yaşar’ın kaleminde en sevdiğim şey de bu zaten, sanki gelip hayatının tam ortasına dokunuyor ve fark etmeden seni biraz değiştiriyor.
• Okuması çok akıcı, içine girmesi çok kolay ama etkisi uzun süren bir kitaptı benim için. Diğer eserlerini de okumak için sabırsızlanıyorum diyebilirim.