·325 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2026 18:02 Kitabı bitireli çok bir zaman olmamasına rağmen incelemeyi yazmak için sindirmeyi bekleyemeyeceğim.
Kitabın son zamanlarda fazla popüler oluşu başlarda bende “iyi pazarlanmış bir vasat”izlenimi yaratsa da kitabı biraz araştırınca 1959 yılında bir hikaye olarak başlayıp 1966 yılında roman olarak yayınlanlandığını öğrendim. Beklentisiz şekilde başladığım bu kitap beni hem edebi açıdan hem duygusal açıdan uzun zamandır hissedemediğim kadar tatmin etti
Spoiler kısmına geçecek olursak
Kitapları filmlere tercih eden insanlar olarak bence bizler o film izleyenler kadar şanslı değiliz. Siz internette herhangi bir platforma …film incelemesi yazdığınızda karşınıza onlarca video çıkarken kitaplar için bu işi derinlemesine yapan bir kaynak bulmak zor o açıdan kendimce elimden geldiği kadar ben çabalayacağım buna
Bu inceleme için de her karakterin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor çünkü değişen sadece Charlie Gardon değil hem hikayenin yıllara yayılışı hem de Charlie nin çevresindeki o dar insan topluluğunun bu değişime verdiği tepkiler her adımda sizlere hissettiriliyor
Rose Gardon(Anne)
Charlie nin hayatının başlarında çocukta bir sıkıntı olduğunu fark edip önce inkar,sonra çözüm arayışı en sonunda da Norma(kızı) nın zekasal olarak normal oluşu ile Charlie deki sorunun kendi lanetinden kaynaklı olmadığını fark etmenin getirdiği rahatlıkla beraber artık kendi sorumluluğunda olmayan bu hatanın ortadan kaldırılması için verdiği savaş ile ön planda.
Charlie yi başlarda düzeltmek için her yolu denese de kızının doğumuyla beraber Charlie yaptığı her eylemde kurtulunması gereken bir baş belası haline geliyor. Ve kendince Charlie nin cinsel olarak herhangi bir ahlaksızlığa yeltenmemesi adına kendinin cinsel olduğunu düşündüğü her hareket veya söyleminde ağır şekilde cezalandırıyor. Zaten kitabın ilerleyen kısımlarında bu olayın Charlie nin cinsel anlayışına nasıl yansıdığı Alice ve Fay karakterleri üzerinden anlatılıyor. Alice onun için şefkati sevgiyi ve mutluluğu temsil ediyor. Ve Alice e dokunmak Charlie için iyi bir şey yapmak anlamına geliyor ama annesinin patolojisinde Charlie için iyi şeyler yapmaya hakkı yoktur. Fay ise açık yaşadığı cinselliği ile darmadağınık yaşayan,kuralları olmayan ve tam da bu sebeple Charlie nin geçmişi ile bağlantısı olmayan biridir.İşte bu yüzden Alice e dokunamazken Fay ile cinsellik yaşamak sorun yaratmaz.
Kitabın sonunda Charlie nin annesi hakkında kız kardeşi ile yaşadığı konuşma ise oldukça ironiktir çünkü kardeşi annesinin bir bakım evine gitmesi gerektiğinin farkında olduğunu söyleyip buna rağmen ona kıyamadığını belirtir halbuki bu aile kavramı annesi için kendi oğlunu kliniğe yollamaktan alıkoymamıştır
Fırında çalışanlar(Joe Carp,Frank Reilly)
İnsanoğlunun iki yüzlüğünü en iyi yansıtan ve ego kavramının ne olduğunu insana buram buram hissettiren bu ikili Charlie ameliyat olmadan önce sayfalarca onunla onun üzerinden mizah yapan ve eğlenen onun varlığı ile kendilerini üstün görebilen bu iki tipleme ameliyat sonrasında Charlie nin varlığının onların egosuna verdiği zarara dayanamayıp ilk yüz çevirenler olmuştur. Bence bu ikisi ile ilgili asıl vurucu nokta da şudur ki Charlie ameliyatın etkisi geçip de tekrar fırına döndüğünde Charlie nin uğradığı bir haksızlığa ilk ses çıkarıp ona kol kanat geren yine bizzat bu ikisi olmuştur çünkü insanoğlu için kendinden daha güçsüz olana merhamet etmek egoyu okşar.
Charlie Gardon
Olaya sadece önce salaktı sonra zeki oldu diye bakıp geçemeyeceğimiz okuduğum en net en özellikli karakter ve ben bu karakteri sadece iki kişiliğin tek bedende var olamayışı üzerinden inceleyeceğim
Kitapta geçen “Yokuş aşağı iniyorum. Kontrol elimdeyken ve etrafımdaki dünyada olup bitenlerden hala haberim varken, her şeye son vermek için intihar etmeyi bile düşündüm,ama sonra pencerede bekleyen Charlie aklıma geldi. Onun hayatı benim değil ki bir köşeye fırlatıp atayım. Ben onu bir süreliğine ödünç almıştım ve şimdi onu geri vermem isteniyordu”
Bu paragraf bence yaşanan ikircikliği en güzel yansıtan kısım.Bir okuyucu olarak Charlie nin “bu benim geçmişteki halim evet ama ben artık annemin hep olmamı istediği zeki adamım ve bu sebeple yeni hayatımı yaşayacağım” gibi bir motivasyona sahip olmasını beklerken Charlie bilinçaltının sert duvarına tosluyor ve aynı bedende geçmiş bilincinin kabulü ile var olamıyor . Bu günlük hayatta sıkça karşılaştığımız saç rengi değiştirme , kilo verme veya tarz değiştirme misali gerçekleşemiyor. Charlie o eski beni asla yok edemiyor ve aynı bedende ben geçmişte böyleydim kabullenişliği ile yaşayamıyor. Çünkü ameliyat sonrası sahip olduğu bilinçle bu bedende doğmadı ameliyat sonrası bilincini var edenler Nemur ve Strauss tu. Bu gerçek kendisine hatırlatıldıkça sinirleniyor sizler beni var etmeden önce de ben insandım tepkisini veriyor evet haklıydı belki eski Charlie de bir insandı ama sahip olduğu bilinç laboratuvar ortamında üretilmişti,yapay ve sonradan anlaşılacağı üzere geçiciydi. Bilinçaltının eski kimliğini yok etmeyip sık sık gün yüzüne çıkarmasının da sebebi buydu o hiçbir zaman o bedenin gerçek sahibi olmadı ve olamayacaktı da. Eski Charlie nin sık sık aynalarda, cinsellik sırasında, karanlık köşelerde karşısına çıkaması da bunun en açık delili zaten.Ve her ne kadar eski Charlie yi bir eğlenece malzemesi olarak görenleri eleştirse de aslında kendisi de o işi yapanlardan pek farklı değil. Bunu günlüğün 24 Haziran tarihli kısmından anlayabiliriz. Charlie bir lokantaya gider lokantada yine aynı eski kendisi gibi olan bir çocuk garson olarak çalışmaktadır ve bir anda bir kaza sonucu tabakları yere saçıp tuzla buz olmasına sebep olur ve lokantada bulunan herkes dalga geçip eğlenir . Charlie de günlüğünde bir itirafa yer verir “ Ve ilk başta ben de diğerleri gibi ona bakıp eğlenmiştim”
Eski haline dönen Charlie için söylenebilecek çok bir şey kalmıyor geriye bilinçaltına itilen eski Charlie bilincini ele geçiriyor ve bizim kitabın başında okumaya alışık olduğumuz yazım hataları ile tekrar hayatımıza giriyor.
Ve bazıları kitabın en önemli kısmının giriş cümlesi olduğunu söylerken belki de Charlie diğer insanlara göre “spektrumun diğer ucunda kalmasından”edebiyat tarihinin en vurucu ve anlamlı cümlelerinden biri ile bizlere veda ediyor
” lütfen eğer vaktiniz olursa Algernon un arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olurmu”