Puan vermedi·288 syf.··
2026 46. kitabı
İbrahim Kalın’ın Öze Yolculuk kitabı, insanın kendine doğru yaptığı o içsel yolculuğu sadece anlatmıyor, bazı mitleri ve imgeleri de yeniden düşündürüyor. Narsisus’un hikayesi mesela… Kendine bakarken kendine kapılan, sonunda bir nergis çiçeğine dönüşen o anlatı, aslında insanın “kendine bakma” ile “kendine hapsolma” arasındaki ince çizgisine işaret ediyor. Kitap tam da bu çizgide duruyor: bakmak mı, yoksa görmek mi? Kalın’ın altını çizdiği bir mesele var: varlığın amacı sadece bilmek değil, hikmetli bilgiyle yoğrulmak. İlahi sevgiyle derinleşmek ve doğru olanı, insanın ve hayatın faydasına olacak şekilde yapmak. Yani bilgi, eğer insanı iyileştirmiyorsa eksik kalıyor. Kitaptan şu cümle özellikle akılda kalıyor: “Bir kitabı okuduğunuzda sizin ufkunuz gelişiyorsa, hayatınız değişiyorsa, sizde bir ışık yanıyorsa demek ki kitap da sizi okuyor, size dokunuyor, sizde bir şeyleri açıyor, buluyor, keşfediyor ve ortaya çıkarıyor.” Bu bakış açısı kitabı tek taraflı bir okuma olmaktan çıkarıyor; okur da okunuyor aslında. Ve belki en kritik nokta şu: neyi özlediğimize dikkat etmek gerekiyor. Çünkü özlemek sadece bir eksiklik değil, bir yön duygusu. “...Özlemek, öz-ümüze dönmektir. Özümüzde olanı arzulamaktır. Özümüzde olan neyse onu öz-leriz. Neyi öz-lüyorsak o, bizim öz-ümüz olur.” Belki de insanın bütün yolculuğu, özlediği şeyin aslında kendisi olduğunu fark etmesiyle başlıyor.
1000Kitap
Öze Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2023753 okunma
·
116 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.