Gönderi

10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 14:58
Keşke - SEMA SOYKAN Okurken aklımdan sık sık geçen soruyu size sorarak başlamak istiyorum: Köy enstitüleri kapatılmasaydı sizce nasıl bir Türkiye olurduk? Öncelikle ‘Keşke’ dememek için bu kitabı mutlaka okumalısınız arkadaşlar Okurken büyük bir keyif veren bu kitap gerçek olaylardan esinlenmesi sebebiyle beni çok etkiledi.. Kısaca bahsedecek olursam; Kalbinize dokunan birden fazla aşk barındırıyor.. Aşkın yanında köy enstitülerinin tarihini okurken inanılmaz bir gurur duyuyorsunuz, Atatürk’ten bahsedilen her sayfa da onu özlüyor ve gönlünüzde çiçekler açıyor, Köy enstitülerinin acı sonu ve atılan iftiraların gerçeklerini gördükçe öfkeleniyor, Türkiye tarihimizin dile getirilmeyen o sinsi planların yavaş yavaş gerçekleşmesi ise öfkenizi ikiye katlıyor okurken kalbinizi kırıyor… YANİ BU KİTAPLA HER DUYGUYU İLİKLERİNİZE KADAR HİSSEDİYORSUNUZ Aileleri yüzünden şanssız iki evlat Sabia ve Fikret’in yollarının köy enstitütüsünde kesişmesi ve o masum aşklarını okuyoruz.. Sadece aşk kitabı değil o zamanlar Köy Enstitülerinin başarısı ve her detayıyla nasıl güzel eğitim verildiğini de görüyoruz. Türkçe, matematik, yurt-yaşama, tarih gibi genel bilgi derslerinin yanında tarla ziraati, ziraat aletleri, tohum ve yem nebatları, hayvancılık, sebze ve meyvecilik, sütçülük ve süt mamulatı, arıcılık, tavukçuluk, böcekçilik ve ziraat sanatlarından tutun da inşaat işleri, duvarcılık ve marangozluk bilgisi gibi yaşamın her alanına hazırlanan öğrenciler yetiştirilen bir sistem.. 13–15 yaşında okul yönetimine katılan, öğretmenlerini sorgulayan, birden fazla dil öğrenen hatta araba kullanmayı öğrenen güzel çocuklar yetiştiriliyor… Kemalizm ilkelerine dayanan, laik, demokratik, bilimsel, karma eğitim esaslı, özgün bir eğitim modelini esas almış, eğitime bütünsel bakan, pek çok ülkenin gıptayla izlediği, örnek aldığı bir sistemden bahsediyoruz. Sayfalar dolusu başarı, gurur duyulası bu enstitülerin her detayını mutlaka bu kitaptan KEŞKE kitabından okumalısınız. Fakat maalesef ki hiçbir başarı cezasız kalmıyor ve tahtının sallanmasından korkan enstitülere saldırmaya başlıyor.Bir yanda "köylü milletin efendisi olmalı" hayali varken diğer yanda "köylü efendisinin kölesi olacak" zihniyeti ile acımasızca eleştiriler ve iftiralar başlıyor.. Okudukça ufkunuz açılıyor, göremediğiniz boktaları görüyorsunuz. Karanlık, sinsi ve acımasız planların detayları ise ağzınızı açık bırakıyor. Sevgili Sema Soykan tarihimizi sayfalar dolusu araştırma ve incelemeyi o kadar güzel olaylarla harmanlamış ki, tarihimizi okuyor ama asla tarih kitabı okuyor gibi hissetmiyoruz Ben normalde tarih kitapları okuyamazken, bu kitabı elimden bırakmak istemedim.. • Kabul, geleceğimizi seçimlerimiz şekillendiriyor, fakat seçimlerimizi de geçmişimiz. • Bilgisi az olanın dünyası küçük, penceresi dar olur. • Bırakın kendimizi övmeyi, övülmekten bile utanan nesildik. • Görmek için sadece göz yetmez, gördüğünü anlamlandırmak için vicdan gerek… • Mutluluk önemsenmenin diğer adı olmalıydı. • Aşkın neler yaptırdığını en iyi bilenler, yolu aşktan geçenlerdi. • Keşke'nin dini, mezhebi, siyasi görüşü olmaz. Keşke, özlem ya da pişmanlık ifadesidir, acı çekenlerin, hatalarını görenlerin ortak kelimesidir. Keşke, yanlış kararlarınızın çektirdiği sancıdır, kalbi ka- natan isyandır. Keşke, elden gidenlere, yitirdiklerinize yaktığınız ağıttır. Dizlerinizi dövdüğünüzde geride kalan acıdır.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,982 okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.