Kitap genel olarak akıcı bir anlatıma sahip olsa da içerik yaklaşımı açısından belirgin bir ideolojik çerçeve sunuyor. Yazarın savaşı büyük ölçüde Sovyet perspektifinden ele alarak bir sınıf mücadelesi bağlamına oturtmaya çalıştığı görülüyor. Sanki Yunan tarafı burjuva, bizim Türk tarafı ise işçi sınıfıydı.
Her ne kadar savaşın bir tür “vekalet savaşı” olarak yorumlanması mümkün olsa da, anlatının bu ideolojik çerçeveye sık sık yaslanması, tarihsel analizi bazı noktalarda indirgemeci kılıyor.
Kitabın dili akıcı ve okunabilir; bu yönüyle okuru yormuyor. Ancak teknik açıdan bazı eksikler dikkat çekiyor. Özellikle haritaların kalitesi düşük ve askeri konulara hâkim olmayan okuyucular için yeterince açıklayıcı değil. Ayrıca bazı haritaların (örneğin Harita 3) kitap içinde birden fazla kez tekrarlanması, editoryal açıdan zayıf bir izlenim bırakıyor.