Sanki tarihin başından beri böyle olduğunu sandığımız çekirdek aile sistemi, sanayi devrimi ve kentleşmeyle ortaya çıkmış bir düzen. Bu düzende erkek çalışır, kadın ev işleriyle ilgilenir. Kitap, bu sistemdeki dinamikler içerisinde avantajlı olan tarafın tüm hayatını mecburen çalışmakla geçirmesi gereken erkekler değil kadınlar olduğunu anlatıyor. Kitapta, kadınların bu sistemin erkek köleliği üzerinden yürüdüğünün anlaşılmaması için erkek cinselliği, duygular, aşk, din gibi kavramlardan destek aldığını anlatıyor. Günümüzde kadınların çalışma hayatına daha çok katılmasıyla kitaptaki bazı değerlendirmeler artık geçerli olmasa da, kadın erkek rollerinin erkekler üzerine yüklediği ağır yükü anlamak için okunmasını önerebilirim.