Aşk, klasik bir aşk hikâyesinden çok daha karanlık, gizemli ve yer yer gerçeküstü öğeler barındıran bir roman izlenimi veriyor. Kitabın giriş kısmından da anlaşılacağı gibi, anlatım doğrudan olaydan çok atmosfer ve duygu yaratmaya odaklanıyor.
Roman, okuyucuyu net bir olay örgüsünden ziyade parçalı ve yoğun bir anlatımın içine çekiyor. İlk sahnelerdeki belirsizlik, “Kimsin?” sorusu etrafında şekillenen kimlik arayışı ve korku hissi, kitabın sadece romantik değil aynı zamanda psikolojik bir yönü olduğunu gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında eser, aşkı daha çok kayıp, yalnızlık ve içsel çatışmalar üzerinden ele alıyor.
Yazar The Poiitis Od’un dili oldukça betimleyici ve yer yer şiirsel. “Tuzlu yağmur”, “tanıdık yüz” gibi ifadeler, okuyucuda merak uyandırırken aynı zamanda biraz karmaşa da yaratabiliyor. Bu tarz, bazı okuyucular için etkileyici ve derin bulunurken, bazıları için anlaşılması zor ve dağınık gelebilir.
Kitabın güçlü yanı atmosfer kurma becerisi. Okuyucu kendini çoğu zaman ne olduğunu tam anlamasa bile bir duygu yoğunluğunun içinde buluyor. Ancak zayıf yönü, olayların net ilerlememesi ve yer yer kopukluk hissi yaratması olabilir.
Genel olarak Aşk, alışılmış romantik romanlardan farklı olarak daha karanlık, deneysel ve psikolojik bir anlatım sunuyor. Açık ve net bir hikâyeden çok hissettirmeyi amaçlayan bu tarz kitapları seviyorsan ilgini çekebilir; ama klasik bir aşk hikâyesi beklersen seni şaşırtabilir.