Merhaba arkadaşlar;
Panait Istrati tarafından 1928 yılında Fransızca olarak kaleme alınan Baragan'ın Dikenleri, yalnızca Romanya'nın değil, bütün Balkanların yaşadığı zorlu günleri yansıtan yaklaşık 112 sayfalık çarpıcı bir eser. Romanda, 1900'lü yıllarda Romanya'da zengin toprak sahiplerinin açlık ve sefalete terk ettikleri köylülerin yaşadığı dramı ve isyana sürüklenişlerini bir çocuğun ağzından dinliyoruz. Romanya'nın güneydoğusunda yer alan ve verimli topraklara sahip bozkır bir ova olan Baragan, yoksulluğun ve direnişin simgesi olarak bu karanlık atmosferin merkezinde yer alıyor. Yazar, dönemin ağır yaşam koşullarını ve toplumsal adaletsizlikleri çok gerçekçi bir dille aktarırken, eserde yer alan Türk izlerine karşı oldukça sert ve taraflı bir tutum sergiliyor. Roman boyunca yazarın bu objektif olmayan, geçmişteki Türk egemenliğini zalimlikle suçlayan yaklaşımını hissetmek mümkün. Diğer yandan, Bertan Onaran'ın Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan çevirisi okuma akıcılığını artıracak şekilde 111 dipnotla desteklenmiş ve eserin oldukça başarılı bir redaksiyondan geçtiği görülüyor. Özellikle çevirmenin, mülki idare amirini tanımlamak için devlet hiyerarşisindeki tam karşılığı olan "Kaymakam" kelimesini bilinçli bir tercihle kullanması Türk okuru için dikkat çekici ve eseri daha anlaşılır kılan bir detay. Genel hatlarıyla bakıldığında eser, döneminin iyi bir yansımasını sunuyor ve yaşanan haksızlıklara karşı sağlam bir eleştiri getiriyor. Romanın sonlarına doğru rüzgar yön değiştirse de Baragan'ın makus talihi değişmiyor ancak yazar Istrati, bu adaletsiz düzenin içinde sıkışıp kalmayı reddedenlerin hikayesini umutla bitiriyor. Yol nereye çıkarsa çıksın, batan dikenlerin sızısının umuda ve yeni bir dünyaya atılan her adımda kahramanlara eşlik edeceğini hatırlatarak, umudun hiçbir zaman bitmemesi gerektiğini okura fısıldıyor.
Daha fazlasını blogumda yazmıştım:
hknkr.com/baraganin-diken...
İyi okumalar
Baragan'ın DikenleriPanait Istrati · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,945 okunma