Serinin sonuna geldik.
Üçüncü kitap en sevdiğimin karakterlerden biri olan dedeye gelen mektup ile başlıyor. Bu kitapta dedeyi daha çok okumak keyifliydi. Seri bittiğine göre dedenin hikayelerini bekliyoruz Övgü Deveci Safi Kürşad abinin destekçisiyiz.
Herkes söylemiş zaten ama ilk kitapla son kitap arasında yazım dili olarak cidden çok fark vardı. Yazarımızın yazım dili çok gelişmiş cidden. Metaforlar ve seçilen kelimeler çok başarılıydı. Bence ilk kitapta çok olmasada iki ve özellikle üçüncü kitapta karakterlerin temsil ettiği şeyler güzel aktarılmış. Lununun umudu temsil etmesi gibi. Onun haricinde karakterlerin iç sesleri çok iyi yazılmış. Armın zaten ikinci kitaptan beri okuyoruz ama bu kitap beş beterinkilerde çok dikkatimi çekti beğendim.Bu kadın karakterleri nasıl işleyeceğini biliyor. Karakter gelişimleri de çok iyiydi ve olay ilerlesin diye herhangi bir karakter normalde yapmayacağı şeyleri yapmıyordu. Sonununda güzel bağlandığını düşünüyorum hala okunmayan kaldıysa pişman olmazsınız okuyun,okutturun.
Burdan sonrası spoiler...
Şimdi spoilerlı kısım;
Karakter gelişimleri çok başarılıydı lununun sadece kendini düşünen küçük şeytandan bu raddeye evrilmesi aynı şekilde hodbininde çok güzeldi. Zaten bu ikisinin aşkını okumak kitap boyu çok tatmin etti beni. Ne yazık ki beau ve dantem için aynı şeyi şeyi söyleyemeyeceğim. Zaten odağı bu çiftten biraz hodbin ile lunuya kaydırmandan anlatmalıydım bı bu ikisinin sonunun mutlu bitmeyeceğini..
Beaunun ölümü, Sahte Krallığın sonunda hiç beklemediğimiz bir ölüm var ya hah onun gibi girdi araya resmen. Yani cidden gerek varmıydı? Sadece duygusal açıdan söylemiyorum oldu bittiye geldi. O hengame arasında işi gücü yokmuş gibi madrabaz dantenin peşine düşüyor beauda güya onu kurtarıyor.Çokta gerekli değildi cidden.
Diğer bir eleştirimi de buraya bağlayacağım madrabaz o kadar afilli afilli laflar ediyor ama biz bu adamın ne yaptığını görmüyoruz. Bence araya tamu ya da madrabazın ağzından okuduğumuz bir bölüm eklenmeliydi ve giz tarafının stratejisini net görmeliydik. Madrabazı mapuslardan sadece bu adam tamuya korumalık yapsın diye çıkarmadılar sonuçta.(Bı de iki arada bı derede dantenin peşine düşsün diye) O kısımda bir kopukluk olmuş. Son 150 sayfa falan olaylar çok hızlı gelişti bundan çok şikayetçi değilim ama takip etmek zordu. Dede kısımları çok keyifliydi demekki kitabın başında hodbinin mektubunun tamamını görmeme sebebimiz buymuş. Şu yaşlılar meclisi olayı çok iyiydi ama onların biraz işleri nasıl yoluna soktuğunu görsek daha iyi olurdu. Zaten çok zıt gruplar nasıl ortaklaşa karar alıyorlar kısa bir bölüm ile gözükebilirdi.
Dantemin bir yüzü gülmedi cidden. Belki bundan sonra aspenle denize açıldığında yüzü güler. Bu kızda mutlu olsun.Aspenin o farklı yerlere olan ilgisinin buraya bağlanması güzel olmuş. Okumak isteriz bunları.
1- Dedenin maceraları 2- Dantenin maceraları
Daha ottonun maceraları diye türetebiliriz bunları. Serinin bitmesini istemediğim çok belli oluyor mu?
Fena fikir değilmiş gerçi,biz bu kadar macera yaşarken ottonun neler yaptığını görürüz hatta çizgi roman şeklinde olabilir.
Son olarak kitabın adının hakkını cidden verdiğini düşünüyorum en sadık karakterler bile düşününce bir hain.
Bizi böyle güzel bir seriyle buluşturduğun için teşekkür ederiz yazar hanım :) Övgü Deveci Safi