·640 syf.····Okunma: 03 Mayıs 2026 23:40 Açıkçası bu kitap hakkında konuya girmenin uzun sürdüğünü duymuştum fakat külliyen yalan kitap sizi içine bir alıyor daha da bırakmıyor. Öyle ki kitabı elime aldım ve ancak bittiğinde bırakabildim. Çooookk güzeldi. Hatta yeterince abartılmadığını düşünüyorum ve bunun sebebi tamamen romantizmin geri planda kalıp karakterlerimizin karakter gelişiminin ve yaşadıkları aksiyonun ön planda olmasından kaynaklanıyor. Evet yavaş ilerleyen bir ilişki dinamiği var ama diğer kitaplardaki gibi oldu bittiye gelmemesi kitabı güzel yapan unsurlardan biriydi. Sanki okuduklarım gerçekten yaşanmış gibi hissettim. Offf çok güzeldi kesinlikle okuyun okutturun.
Kitap Lupinler, Elfler, Keltler, Büyücüler, Faeler, Uriksler, Icarallar ve hatırlayamadığım diğer birçok türü barındırarak acayip bir zenginlik sunuyor. Bu farklı yaşam tarzlarına sahip olan türlerin bir akademide beraber eğitim almasını okuyoruz ki bu türlerin çoğu birbirinden nefret eden pek çok önyargıya sahip türler.
Kızımız Elloren ise büyükannesine benzerliği ile ön plana çıkan ne yazık ki bu benzerliğin sadece görünüşünden kaynaklanan bir genç kızdır. Büyükannesi zamanında pek çok şeye sebep olmuş kendi türü için kurtarıcı olan bir Karanlık Cadı’dır. Ve kehanete göre gelecek yeni bir Karanlık Cadı olduğu söylenir. Peki bu kişi Elloren değilse kimdir?
Elloren iki erkek kardeşinin gittiği akademiye gitmesiyle macera başlar. Akademinin Elloren için en korunakları yer olduğu düşünülürken bütün düşmanlarının nefretle bakan gözleri ise her an Elloren’in üzerindedir. Peki düşmanların kaçı gerçek düşmandır ya da farklılıklarımız bizi biz yaparken neden ayrışmamıza sebep olurlar? İşte bu sorulan cevapları kitapta saklı.