Yazarımızın kalemiyle daha önce çocuk kitabıyla tanışmıştım #yönbulucu ,şimdi öykü kitabıyla kalemi benim için daha çok değer kazandı...
Öykü kitapları bence edebiyat dünyasının "espresso" çekimleri diye düşünüyorum .Küçük bir hacme sığdırılmış yoğun, keskin ve çarpıcı bir etki bırakıyorlar. Haksız mıyım¿
Romanlar ne kadar uçsuz bucaksız bir denizde uzun bir yolculuğa çıkmak gibiyse, öyküler de bir o kadar, o denize kıyıdan bir anlığına dalıp çıkmak ama suyun serinliğini tüm iliklerinde hissetmek gibidir.
İşte bu öykü kitabımızda, şiirsel anlatım diliyle ,o serinliği iliklerimize kadar hissediyoruz.
Her öykü ,okuduktan sonra durup düşünme, sorgulama molası verdirtiyor resmen. Okuyup geçebileceğiniz öyküler değil anlayacağınız...
İlk öykü Koku ; bir yandan etkileyici anlatım dilinin etkisinde kalıp, diğer yandan betimlemelerle anın içinde kalıp boğulur gibi oldum...
Bir Eylül Akşamıydı ; İstanbul'da Adalara olan hasretimi gideriyordum ki! İşte o kara Eylül Akşamıyla bende savruldum hüznün en dibine...
Belki manzara her zaman güzel değildir ama kesinlikle gerçektir.
Tuğla; köşeye sıkışmışlığın hikayesi,tamda bizden içimizden, etrafımıza en sağlam tuğlalarla örülmüş duvarların umutsuz çığlığı...
Tel Toka Ağır Tahrik Manto Püren
Adaletin Usturası Elma Çekirdeği
Azalma Göç Masalı Maske
Her öyküde o karakterin o an da ki hayatına dahil olmak kesinlikle çok etkileyici. Yazarın, okuyucuyu sadece birkaç sayfa içinde o ana ortak edebilmesi müthiş bir maharet kesinlikle...
Bir çok okur için,öykü kitaplarının yeri bir başkadır. Ve bu öykü kitabının yeri de bir başka olacaktır eminim. Yaşattığı duygu yoğunluğuyla ,her öyküde kalbinize dokunacak.
Demem o dur ki #fadiktavsiyesi mutlaka okuyun...