Merhabalar
Bugün sizlere İnferno serisinin ikinci kitabı olan Kanto II ile geldim. Seri aşırı güzel okurken sınırlarınız zorlanacak. Ve ve sayfaları çevirirken yok artık demeden duramayacaksınız. Meraktan tek solukta okuyacaksınız......
" Kışıma Bahar getirmekle kalmadın, ruhuma çiçekler açtırdın, Persephone.
Ölüm kokuyorlar ama bana yaşam vaat ediyorlar. Ve hepsi senin eserin..."
İlk kitapta da öğrendiğimiz gerçeklerle gerçekten sarsılmıştık ikivi kitap ise daha da sarsılmasına noktasında bir kitaptı bana göre ve bence üçüncü daha da çıtamızı arttıracak. Helen kardeşi Alin ile ilgili tüm sırları öğrenmeye başladığını sanarken ikinci kitap resmen tokat etkisi yarattı bizde. Çünkü bilmediğimiz ve öğrendiğimiz her şey o kadar farklı uç noktadaydı ki yani beynim yok artık demeye başlamıştı. Helen ile Demir'in arasındaki bağ git gide daha da güçlü kopamaz hale geliyor. Demir çok güzel seviyor be ama allah var Helen de gerçekten çok güzel seviyor. Demir bir yandan adım adım Alin'in izin sürerken dördüncü kartı almak için dedesinin yanına Yunanistan'a gideceğini öğrendiler. Ardından Helen ve demir de Yunanistan'a giderler. Tabii Yunanistan sokaklarında öyle bir tesadüf yaşarlar ki Helen'in annesi ve babası dondurma için geldiği sırada kızını ve erkek arkadaşını görür Helen'in ailesi gerçekten Demir'e hiç yaşamadığı duyguları yaşatmışlardı Demir her anına ayrı bir sevinip mutlu olmuştu. Çünkü bilmediği duygularla tanışıyordu o sayfaları okurken gerçekten hem çok duygulandım hem de çok mutlu olarak okudum.
Bazı insanlar gerçekten mutlu olmayı hak ediyorlar ya Demir de Helen de bunlardan birileri gerçekten ben Demir'in psikoloğu ile konuşmalarını da çok sevdim küçüklük travmalarını artık Helen'le birlikte yenmeye başlamıştı. Helen ise koşulsuz şartsız Demir'e gerçekten güveniyordu. Herşey yolunda giderken yani Alin dışında Helin'in kaza yapar. Demir'in buna sebep olan insanlara yaptıklarını okurken aşırı keyif aldım yani böyle bir delilik yok okurken yok artık diyeceksiniz okuyanlar zaten beni fazlasıyla anladı. Kitabın sonlarına doğru Alin ile ilgili bildiğimizi sandığımız gerçekleri unutup tekrar yeni gerçeklerle yüzleşiyoruz. Alin'e hak verdiğim yerler var ama haksız bulduğum yerler daha fazla. Bir de Alin'in koruyorum adı altında yanında bulunan sarışın var Ensar. Ensar'ı Hiç Sevemedim gerçekten sevemedim kitabın son sayfalarında 5 yıl önceydi ile ilgili olayları okuyoruz yani nasıl oradan oraya bağlanılıyor anlamadım ama aşırı güzel gerçekten yazarın kalemi çok güzel çok severek okudum bildiğiniz ters köşe ters köşe ters köşe ve asla sıkılmadan okuyorsunuz gerçekten benim Artık ne yazarsa okurum dediğim yazarlardan birisi oldu üçüncü kitabı en kısa zamanda okumam gerek.