Evliyâ’nın on cildi de çok değerli, hepsini ayrı ayrı yorumlamaya gerek duymuyorum. 19. yy’dan beri yapıldığı gibi müntehabat (seçki) yapılarak günümüz Türkçesi yayınları yapılabilirdi. Fakat İstanbul’u içeren ilk iki cilt bir başkadır. Günümüz Türkçesi pek tat vermese de, Seyit Ali K.’nın emeği çok. Transkripsiyon için Ketebe neşrini bekliyorum. Orijinal metnin verdiği keyif bambaşka. Zaten bu günümüz Türkçesi furyası bonfile eti kıyıp, kavurup, kıyma olarak tüketmek gibi.. Bilimsel neşri bekleyelim bakalım.