Puan vermedi·245 syf.··Beğendi
· Merhaba kitap severler;
Serinin ilk kitabındaki "Mu neredeydi?" sorusundan ziyade, "Mu’dan sonra ne oldu?" sorusuna odaklanmaya sebep olan bir okumayla geldim.
Büyük Okyanus'ta battığı iddia edilen efsanevi bir kıtayı ve insanlığın kökenini konu alır. Bilim çevrelerince sözdebilim kabul edilse de, Naacal tabletleri ve antik uygarlık iddialarıyla okuyucuların ilgisini çeken bir konuyu hakim olmak çok keyifli...
Mu medeniyetinin batışından sonra kurtulanların kurduğu kolonileri ve dünya çapındaki büyük uygarlıkların kökenlerini anlatıyor. Teoriye göre, Amerika, Mısır, Hindistan ve hatta Uygur İmparatorluğu aslında Mu'dan gelenlerin kurduğu kolonilerdi. Taş tabletler, semboller ve haritalar, bu efsanevi kıtanın varlığına ve tüm dünyaya dağılan ortak kültüre dair kanıtlar sunuyor.
Kitabın en önemli bölümlerinden biri sembolizmdir. Yazar, dünyanın çok farklı yerlerinde Meksika, Hindistan, Mısır bulunan benzer sembollerin tesadüf olmadığını anlatıyor.
Örneğin, Güneş Sembolü: Mu’nun hükümdarı "Ra-Mu"yu ve yaratıcı gücü temsil ediyor.
Kozmik Diyagramlar: Tabletlerde bulunan geometrik şekillerin, evrenin yaratılışını ve ruhun yolculuğunu anlatan gizli bir bilim olduğunu öne sürer.
Kayıp Tabletler: Naacal Yazıtları
Kitap, yazarın Hindistan’daki gizli bir tapınakta bir rahiple birlikte inceledinde,bu tabletlerin "Ölü Dil" ile yazıldığını ve insanlığın gerçek tarihini (yaratılış, Mu’nun batışı ve kolonilerin kuruluşunu) belirtiyor.
Mu halkı sadece mimaride değil, ruhsal enerjiyi kullanmada da çok ileriydi. Bugün "mucize" veya "efsane" olarak nitelendirilen pek çok antik yapı ve olayın, aslında Mu'dan kalan unutulmuş bir teknolojinin ürünü olduğunu savunuyor.
@pusluyayinlari
@seldaca.comments
Kayıp Kıta Mu
#fundaileheryerdeoku
#heryerdeoku #fyp
reklam deği̇l
#benimkütüphanem
#benimseçkilerim