İlyada’ya bu kadar realist yaklaşan başka bir kitap okumamıştım. Neredeyse tüm Dünya Edebiyatını şekillendiren dünyanın en eski efsanesi İlyada’nın Troya ve Akhilleus ile ilgili kısmları anlatılıyor bize. Ve gerçekçi, süslenmemiş. Savaşın süslü ve haşmetli anlatılmasına karşın Pat Parker bize gerçeğin bu olmadığını savaşın iğrenç ve mide bulandıran yanlarını anlatıyor, bundan en çok zarar gören kesimin gözünden anlatıyor bize efsaneyi. Kadınların. Briseis’i dinliyoruz tüm kitap birlikte yaşıyoruz her şeyi. Her umutsuzluğu her düşüşü. Savaşın kadınlar için ne kadar acımasız olduğunu şuradan anlıyoruz Briseis kendi şehri istila edilince yaka paça götürülüyor köle olmak için, ve kölesi olduğu Yunanlar savaşı kazanınca yine yaka paça kaçırılıyor yeni bir düşmana kurban edilememek için, önemli olan kazanan veya kaybedenin tarafında olmak değil çünkü bu hikayede kadınlar hep kaybeden tarafta.