Sandman: Preludes & Nocturnes, Neil Gaiman’ın hayal gücünü karanlık bir masalla harmanladığı, çizgi roman dünyasında ayrı bir yere sahip başlangıç hikâyesi. Rüyaların efendisi Dream (Morpheus), bir grup insan tarafından ritüelle yakalanıp yıllarca tutsak tutulduktan sonra özgürlüğüne kavuşur. Ancak bu esaret, hem onun gücünü hem de rüya âleminin düzenini altüst etmiştir. Dream, kaybettiği eşyalarını ve eski gücünü geri kazanmak için karanlık, tuhaf ve zaman zaman ürpertici bir yolculuğa çıkar.
İlk cilt boyunca Gaiman, klasik bir süper kahraman hikâyesi anlatmak yerine mitoloji, korku ve gotik unsurları iç içe geçirerek çok katmanlı bir evren kuruyor. Dream karakteri ne tam iyi ne de kötü; daha çok kuralların ve dengenin temsilcisi. Bu da onu alışılmış karakterlerden ayırıyor. Özellikle cehennem sahneleri, rüyalar ile gerçeklik arasındaki geçişler ve yan karakterlerin derinliği, hikâyeye ayrı bir ağırlık katıyor. Yer yer karmaşık ama bir o kadar da merak uyandıran yapısı, okuyucuyu sürekli tetikte tutuyor.
“Sandman: Preludes & Nocturnes”, herkese hitap eden kolay bir başlangıç değil; aksine okuru zorlayan, düşündüren ve atmosferiyle içine çeken bir eser. Ama sabredip bu dünyanın içine girince, sıradan bir çizgi roman okumadığınızı net şekilde hissediyorsunuz. Gaiman, daha ilk ciltten “bu hikâye farklı olacak” dedirtiyor ve zihinde uzun süre kalacak bir kapı aralıyor.