·60 syf.····Okunma: 05 Mayıs 2026 00:29 Platon’un kaleme aldığı bu felsefi eserde, Sokrates’in ne kadar bilge ve derin düşünceli bir filozof olduğunu bir kez daha görüyoruz. Bana göre Sokrates, bu dünyaya gelmiş geçmiş en iyi ve merhametli insanlardan biridir. Hatta belki başka bir dönemde yaşasaydı ona peygamber damgası bile vurulabilirdi. (Birçok felsefi eserde Sokrates’in gaybdan sesler duyduğu, kutsal rüyalar gördüğü ve rüyalarında her şeyin ona açıklandığı belirtilir. Hatta “Kriton” eserinde Sokrates, dostu Kriton’la konuşurken bugün değil, rüyasında gördüğüne dayanarak iki gün sonra öleceğini söyler.)
Gelelim kitabın konusuna:
Kriton kimdir? Kriton, yaşça Sokrates’le aynı olmasına rağmen onun öğrencisi ve en yakın dostuydu. Sokrates’in düşmanları, bazı sofistler tarafından onu mahkemeye verirler. Yasaya göre sözde Sokrates, felsefi düşünceleriyle gençleri yoldan çıkarıyor, onları dinden uzaklaştırıyor ve devletin tanrılarını inkâr ediyormuş gibi gösterilir. Bu yüzden Sokrates yargılanır ve ona ölüm ya da sürgün cezası verilir.
Sokrates vatanını terk etmek istemez ve baldıran zehrini içerek ölümü seçer.
Ancak dostları onun haksız yere yargılandığını bilirler ve Kriton başta olmak üzere birkaç arkadaşı, idamdan önce onu hapishaneden kaçırmaya gelirler.
Asıl ilginç kısım da bundan sonra başlar:
Sokrates’in kaçma şansı varken, para karşılığında hayatını kurtarma imkânı varken; küçük yaştaki oğullarını ve eşini geride bırakıp, düşmanları karşısında yenilmiş gibi görünmeyi göze alarak zehri içip ölümü seçer. Peki neden böyle yapar?
Cevabını ise Sokrates ile Kriton arasında geçen bu felsefi diyaloğu okuduğunuzda öğrenecek ve Sokrates’in ne kadar bilge ve derin bir filozof olduğunu bir kez daha anlayacaksınız.