Güzel merak uyandırıcı bir roman daha okumuş olmanın keyfiyle geldim.
Böyle kurgu dışı okumaların arasına bu tarz sürükleyici romanlar pek yakışıyor. Adeta dinlendiriyor.
Kindle üzerinden okumuş olduğumu hemen ikinci paragrafın ilk cümlesinde belirterek konusuna değineyim. Kitabın da tam adı üzerine ilerleyen bir hikaye. Sessiz bir hastamız var, geçmişte ressam olan Alicia.
Alicia, kocasını vahşice öldüren ve o saatten sonra da ağzını mühürlemiş bir kadın. Neredeyse kapanmak üzere olan bir akıl hastanesinde senelerdir yatmakta Ve tedavilerin hiçbirine yanıt vermemesiyle de olduğu gibi yerinde sayan bir hasta. Alicia’nın şanını duyan psikiyatrist Theo ise bu hastanede çalışmak ve Alicia’yı konuşturmak için oldukça hırslı.
Theo ve Alicia arasındaki psikiyatrik görüşmeler eşliğinde Alicia’nın gidişatını öğrendiğimiz hikaye Alicia’nın geçmişteki yaralarıyla derinleşiyor. Theo bu hikayeler arasında neler yaşıyor ve bu esrarlı cinayetin arka planında nelerin saklı olduğu ilerleyen sayfalarda.
Keyifle bitirdim. Hem ürküp hem merak ettiğim sayfalar hızlı bir okuma deneyimi yaşatıyor. Kendinizi bir an önce son sayfaya bakmak isterken buluyorsunuz. Sonunun böyle olacağını tahmin etmiştim diyenlerden olamayarak benim için tam bir ters köşeydi.